28 Eylül 2022 Çarşamba

FIRTINA SONRASI GELEN SAKİNLİK

Siz de çocukluğunuzdan bu yana yalnız büyümüş, her derdini her sorununu kendi çözmüş, çözememişse içine atmış biri misiniz? 

Ben öyleyim.

14 yaşında ailemden ayrılarak ( eğitim sebebiyle ) bir daha evime dönmemiş, erken evlenmiş, erken anne olmuş, erken memur olmuş ( 17 yaşında ) ve dolayısıyla pek çok şeyle kendi başına mücadele etmiş biriyim.

Çoğu zaman bir sıkıntı yaşadığımda bunu dile getirmektense kendi kendime çözmeye ya da çözemiyorsam gizli gizli ağlayıp, bazen uykuya ve yalnızlığa sığınıp unutmaya çalışırım. Bilinç altımda neler neler var bulup çıkarmak için bence psikologlarla beraber bir arkeoloji ekibi çalışmalı :))

Ama işte insanoğlu olduğum için, sosyal bir varlık olmanın evrimsel sebepleri yüzünden bazen çok istemesem de, zorda kaldığım, darda kaldığım anlarda birine sığınmak, birinden ( nadiren ) yardım istemek durumunda kalıyorum. İşte tam da o anda karşımdaki insan beni çok iyi tanıyor olmasına rağmen yanımda olmadığında ben de film kopuyor. İçimden kopan fırtına o anda aklıma gelen ilk şeyi bile yapabilme gücü veriyor bana. Bugün ki gibi. 

Anlaşılmayı istemek en doğal hakkım diye düşünüyorum. Sadece anlaşılmak istiyorum. Bazen karşımdakinden önceliğim sensin mesajını almak istiyorum. Şu anda benden yardım istediğin için ne kadar zorlandığını biliyorum ve senden daha önemli hiçbir şey yok densin istiyorum. Çok mu zor? Bence değil. Çünkü ben çoğu zaman ( kadınlığın, anneliğin verdiği aptal hormonlar yüzünden ) kendimden önce karşımdakini düşünüyorum



15 Eylül 2022 Perşembe

DAHA ÖNCE HİÇ DUYMADIĞIM BİR ŞEY ANLATACAĞIM SİZE / THALİDOMİDE FACİASI

 


1596 yılında Alman bir ilaç firması tarafından Batı Almanya'da grip ilacı olarak piyasaya sürülen Thalidomide belki üretenler tarafından bilinen ! ama insanlar tarafından bilinmeyen büyük bir faciaya sebep olmuş.

Bu ilacı nazi komutanı olan birisi bulmuş. Hem sakinleştirici hem de bulantı giderici bir ilaç olması sebebiyle grip vakalarında yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmış. Daha sonraları hamile kadınlarda gebeliğe bağlı ortaya çıkan gerginlik, korku ve mide bulantılarını gidermek için gebelerde kullanımı uygun görülmüş. İşte filmde tam burada kopmuş. Çünkü o yıllarda özellikle kadınlarda kullanılan ilaçların araştırılmasına, gebelik sürecinde bebeklerin ne kadar etki altında kaldığına pek de önem verilmemiş. İlacın kullanımın başlamasından 1.5 yıl sonra bu ilacı gebeliklerinin belli dönemlerinde kullanan annelerin bebeklerinin sakat doğduğu tespit edilmeye başlanmış. Mesela gebeliğin 20. gününde kullanılmışsa bebeklerde yüz gelişimi gerçekleşmiyor, 21. günüde göz, 22. gününde kulak ve yüz, 24-28 gününde kollar oluşmuyor, 27-28 günlerde bacak oluşumunu engelliyormuş. En iyi ihtimalle bebekler parmaksız veya çok parmaklı doğuyorlarmış. Durumun tespiti üzerine toplumdan yükselen sesler ve ABD ilaç onay kurumunda çalışan Frances Oldham Kelsey'in bu ilaca olan güvensizliği sonucunda ilaç 1961 yılında kullanımdan kaldırılmış.  
Tüm dünyada 2000den fazla çocuğun bu ilaç yüzünden sakat doğduğu ve pek çoğunun ölümle sonuçlanan  bir facia yaşanması engellenememiş.

Türkiye ve Amerika'da bu ilaç sebebiyle kayıtlı hiç vaka örneği yok. Neden? Çünkü az önce yazdığım gibi ABD'de bu ilacın bilimsel verilerinin olmadığı gerekçesi ile ilaç onay kurumu tarafından kullanımı uygun görülmemiş. Buna rağmen promosyon olarak doktorlara el altından dağıtılan ilaçlar ABD'de 17 çocuğun sakat doğmasına sebep olmuş. Türkiye'de ise aslen veteriner hekim olan Süreyya Tahsin Aygün ve Ankara Üniversiyesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Şükrü Kaymakçalan ilacın gebelerde kullanımın uygun olmadığı yönünde çalışmalar hazırlayarak, Sağlık Bakanlığına bildirmiş ve ilacın ülkeye girişine izin verilmemiş.


Bu ilaç bu arada günümüzde hala kullanılmakta. Ama doğru hastalarda doğru amaçlar için. 

Ülkemizde de bilimsel çalışmalar yapan, bu çalışmalara değer veren ve insan hayatını önemseyerek büyük acıların yaşanmasına engel olan o dönemin tıp dünyasına teşekkürü bir borç bilirim. 

Bu arada bu bilgileri ve buna benzer pek çok bilgiyi merakla, zevkle ve büyük bir ilgiyle takip ettiğim youtube kanalı Evrim Ağacı.

İlginizi çekerse sizlerde bakın derim. Çünkü o kadar ilginç şeyler öğreniyorum ki eve gidip büyük bir hevesle eşime ve çocuklarıma anlatıyorum.  




29 Temmuz 2022 Cuma

KELİME OYUNU 87

Kelime Oyunu etkinliğinin bu hafta verilen kelimeleri Tokat / mantar / soğuk / rüzgar / rüya


"    Doğduğun memlekette doymuyorsan göçebe geçiyor hayatın. Bizde zamanında iş, aş peşine düşüp TOKAT'tan İstanbul'a gelmişiz. Babam Anadolu'nun nesi var nesi yoksa içinde biriktirmişcesine bizim ne İstanbullu olmamıza fırsat verdi ne de Tokatlı kalmamıza. Arada derede biraz oralı biraz buralı kaldık. Öyle sert ve SOĞUK bir adamdı ki babam onun neyi ne zaman yapacağını kestiremez, MANTAR evlerde yaşayan şirinler gibi annemizin kanatları altında yaşardık. Çocukluğumuz bocalayarak geçerken, gençliğimiz isyan ederek geçmeye başlamıştı. Abim ve ben kendimizi o yılların politik RÜZGAR'ına kaptırmış hak, hukuk, adalet, özgürlük söylemleri ile sokaklarda geçiriyorduk. Babam bu durumdan hiç mutlu değildi. Evde hep bir kavga vardı. Abim ve babam arasında bitmeyen bir soğuk savaştı bu. Babam o kadar kızgındı ki abimi kovdu evden. Canım abim evden çıktı ve bir daha dönemedi. Annem hep o gecenin kötü bir RÜYA olduğuna inandırdı kendini, o derin uykudan uyanacak ve abim kocaman gülümsemesi ile eve girecekti. Olmadı. Ne abim döndü, ne babam yumuşadı ne de annem o uykudan uyandı. Hepimiz darmadağın olduk, gamzede kaldık. "

26 Temmuz 2022 Salı

HAYRAN OLDUĞUM ŞEYLER / DENİZ

Sizde de var mıdır canınız sıkıldığında deniz kenarına oturup saatlerce ufka bakma alışkanlığı. Sanırım bu bana babamdan miras bir tutku. Çünkü Sinop'ta denizin içine uzanan bir şehrin çocuğu olarak büyüdüm ben. Bilmeyenler için söyleyeyim Sinop bir yarımdadır ve şehir suyun içindedir neredeyse. Sağım, solum, önüm, arkam deniz olunca hem yazını hem kışını görünce en hırçın halinden en durgun haline kadar her anına tanıklık edince denizi sevmemek mümkün olmuyor. 




Babamla biz çok küçükken iskeleye balık tutmaya giderdik. Biraz balık tutar, bolca yüzerdik. Biraz büyüyüp yüzme işini öğrenince Hamsilos'a balığa gitmeye başladık. Sarp kayalardan denize oltamızı sallar, bahtımıza ne çıkacak beklemeye başlardık. Geceler boyu denizden nasibimizi arardık.





 Babam yurtta büyüdüğü ve çokça yalnız kaldığı için sanırım dertleşmek için kendine denizi seçmişti. Neye canı sıkılsa ya da ne zaman mutlu olsa bunu denizle paylaşırdı. Ben ona eşlik edecek ve dertleşecek yaşlara geldiğimde birlikte deniz kenarından ufku seyrederek sohbet etmeye başlamıştık. 


Şimdi ben ne zaman canım sıkılsa, aklım bir şeye takılsa bunu çözmek için kendimle kalmak istesem denize sığınırım. Saatlerce oturur, ufka bakar, maviyi içime çekerim. Öyle büyük ki bu sevdam küçük oğlumun ikinci adı Deniz.






25 Temmuz 2022 Pazartesi

NELER YAPTIM, NELER OLDU? BU ARALAR BEN...

Bir dönem yazmaya başladığım bu aralar ben serisini uzun zamandır yazmamışım. Biraz son dönemlerde neler oldu sizlerle paylaşayım.

NEREYE GİTTİM?

Bayram tatilinde kurban kesimi, büyüklerin ziyareti falan derken bir yere çıkamamıştık. Sonrasında verilen idari izinde 3 günlük bir kamp kaçamağımız oldu. İnstagramda gezerken tesadüfen gördüğüm kamp station sayfasında İzmir Dikili Bademli Köyünde gerçekleşecek bir eğlence kampı tanıtımı vardı ve fiyat oldukça makuldü. Eşimle ve çocuklarla konuştum. Herkes ikna olunca da biz Bademli 'ye ışınlandık. Kamp bir eğlence kampıydı, sadece bilet alanlara açık bir alandaydı. Tüm gün oyunlar, yarışmalar vardı. Denize sıfır bir alanda isteyen denize isteyen etkinliklere katılabiliyordu. Akşamları da canlı müzik ve dj performansı vardı. Biz hepimiz çok çok eğlendik. 




NE OKUDUM?

Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Maud Ankaoua isimli bir yazarın Yaşamadan Ölmeyeceğim isimli kitabını aldım. Aslında bir kişisel gelişim ve kendini keşfetme kitabı. Fakat çevirisinden dolayı mı hikayesi mi bilmediğim bir sebepten bir türlü hoşlanmadım. Elimde süründü durdu. Hala bitirebilmiş değilim.


NE ALDIM? 

Kendim için ufak bir yaz alışverişi yapma imkanı buldum. Mudo'dan iki basic tişört, bir keten elbise aldım. Bir de Tony Black marka bir spor ayakkabı aldım. Markalı ayakkabıların fiyatlarını düşünüce 205 Tl ye aldığım bu ayakkabıyı oldukça sevdim.


NE YEDİM?

Kaç senelik evliyim daha hiç Hünkar Beğendi yapmamıştım. Bu hafta sonu ulan dedim hünkar beğendiye ben de beğenirim ve girdim mutfağa. İnstagramdaki yemek sayfalarından rastgele bir tarif buldum. Yaptım. Bayıldım. Tek kelimeyle mükemmel oldu. Bir daha kimsenin ay ben bunu yapıyorum, ay ben bunu pişiriyorum laflarına kıskanarak hayıflanmayacağım. devir internet devri ve her şeyi yapmak o kadar kolay ki. Deneyin valla.

















20 Temmuz 2022 Çarşamba

HAYRAN OLDUĞUM ŞEYLER 4 / KİTAPLAR

Kitap okuma alışkanlığımı ilkokul öğretmenime borçluyum sanırım. Kendisi bize her gün bir ders saati boyunca dünya klasiklerinden kitaplar okurdu. Ve okurken bunu tiyatral bir şekilde yapardı. Sanki kitap değil de bir sinema filmi izliyormuş gibi dinlerdik kendisini. Bizlere de mutlaka kitap okutur ve kitapla ilgili kompozisyon yazdırırdı.  Öyle ki bir sene kütüphaneden en çok kitap alıp okuyan çocuk seçilmiştim ve bana hediye vermişlerdi. Şimdi ki neslin kompozisyon nedir diye bile bir fikri olmadığını düşünürsek ne kadar şanslıymışız.



Sonrasında ortaokulda Türkçe öğretmenim bende ki yazma ve ifade yeteneğini keşfetti. Beni sürekli yazabilmem için okulun duvar gazetesine köşe yazarı yaptı. Her hafta nasıl büyük bir coşkuyla duvar gazetemize yazılar yazardım. Sonra kütüphane sorumlu öğrencisi oldum. Ve inanılmaz kitaplara ulaşabilme imkanım oldu. Okurdum ve sonrasında öğretmenimle kitap üzerine konuşurdum.




Bütün bu sürecin sonunda okuma tutkusu öyle bir hale geldi ki bende aynı anda bir kaç kitabı birden okuyabilen, okuyacak kitap parası olmayınca gazete sayfalarını yalayıp yutan birine dönüştüm.  Liseden mezun olduktan sonra atanana kadar 6 aylık bir boşluğum olmuştu. Samsun'da bir kitapçıya girdim, bana iş verir misiniz para istemem kitapla ödeme yapabilirsiniz demiştim. Rahmetli Ömer Amca bundan çok etkilenerek beni hem kitap hem de haftalık para garantisiyle işe almıştı. 

                                      



Hala okumakla ilgili aşkım son hızla devam ediyor. Yaşımız kemale erse de yakın gözlüğümü takıp mutlaka okurum. Günün kendime kalan kısmında elimde mutlaka okunacak bir şey vardır. Sadece gelişen teknoloji ile hayatımıza giren elektronik kitap veya sesli kitap uygulamalarını sevemedim. Ben kağıda dokunarak, karakterlere kendi içimde can vererek okumayı seviyorum. 



18 Temmuz 2022 Pazartesi

AĞAÇ EV SOHBETLERİ 152

 Bu haftanın konusu Manxcat/Kuyruksuz Kedi 'den...


Sonsuza dek asla ortaya çıkmayacak, kimsenin asla öğrenmeyeceği bir şey yapma imkanınız olsa normal şartlar altında yapamayacağınız bir şey yapar mıydınız? Yani diyelim ki bir suç işleyeceksiniz ve kimse sizin yaptığınızı öğrenmeyecek...


Yapardım.

Çünkü neden yapmayayım :))

Mesela ne yapardım;

-Devletin en üst düzey toplantılarına katılır, hangi kararları hangi kafayla yaptıklarını anlamaya çalışırdım. Ve bence olmaması gereken ne varsa o karar dosyalarını daha yürürlüğe girmeden ortadan kaldırırdım :)) ya da olmasını istediğim hale getiridim.



4 Temmuz 2022 Pazartesi

ANKET DEFTERİ TADINDA / SORU CEVAP ETKİNLİĞİ

Blog dünyamızın üyelerinden olan sevgili Yüreğimin İklimi bir soru cevap etkinliği paylaşmış. Okudum hoşuma gitti ben de katılayım istedim. İlginizi çekerse sizde yapın :))




1- Nasılsın? Nasıl hissediyorsun?

BU ARALAR İYİYİM. KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM. TEK PROBLEM ARTIK ACİL TATİLE GİTMEK İSTEĞİM. ANCAK EKONOMİ MALUM. BAKALIM İNŞALLAH BİR PLAN YAPIP EN AZINDAN BİRKAÇ GÜN DENİZE KAVUŞABİLİRİM.

2- Seni sen yapan şey nedir sizce?

BENİ BEN YAPAN EN ÖNEMLİ ŞEY "YARADANIN YARATTIĞI HERŞEYİ SEVMEM" 

GERÇEKTEN KENDİMDE EN GURUR DUYDUĞUM ÖZELLİK BU OLABİLİR. HİÇBİR CANLIYA HİÇBİR VARLIĞA KARŞI ÖNYARGIM YOK. 

3- Kimseye söylemediğin gizli bir şey yazın?

74 KİLO OLMUŞUM :))

4- İçini kıpır kıpır yapan şey nedir?

MÜZİK. TEK KALİMEYLE EN ZOR, EN SIKICI ANIMDA BİLE CANLI BİR MÜZİK BÜTÜN ENERJİMİ YERİNE GETİRİP BENİ AYAĞA KALDIRABİLİR.

5- En sevdiğin söz hakkında yaz?

EN SEVDİĞİM KELİME " ÖZGÜRLÜK" . HATTA BİR GÜN DÖVME YAPTIRMAYA CESARET EDERSEMİ TÜRKÇE OLARAK ÖZGÜRLÜK YAZDIRACAĞIM. BİR DE SANIRIM ÖZGÜRLÜKLE EŞLEŞTİRDİĞİM İÇİN OLABİLİR " MAVİ " KELİMESİNİ SEVERİM.

6- Sana kim yada ne gerçekten ilham veriyor?

BANA BİRAZ DUYGU DURUM BOZUKLUĞU İLHAM VERİR. KAFAM KARIŞIKSA YA DA BİRAZ NE HİSSETTİĞİMİ BİLEMİYOR DURUMDAYSAM HEMEN YAZMAYA BAŞLARIM. HEM KENDİMİ DAHA İYİ ANLAMAMA YARDIMCI OLUR HEM DE O ANDA RAHATLAMAMA.

7- Eleştirilmeyeceğini bilsen şu an ne yapardın?

ŞARKI SÖYLERDİM. HAYATTA EN ÇOK KISKANDIĞIM YETENEK BU OLABİLİR. MİLYONLARA KARŞI ŞARKI SÖYLEMEK. HATTA SEN SUS ŞARKINI MİLYONLAR SANA SÖYLESİN. 

8- En çok duymak istediğin iltifat nedir? Neden?

NE KADAR ZAYIFLAMIŞSIN. BU YAŞTA BU FİT DURUŞ HARİKASIN! ( imkansız beklenti :))

9- En çok duyduğun iltifat nedir?

ÇOK İYİ BİR DİNLEYİCİSİN, SANA ÇOK GÜVENİYORUM. BİR DE BU ARALAR EŞİM SÜREKLİ ÇOK İYİ BİR ANNESİN DİYOR. 

10- Bir şiir yazmayı dene hadi..

RADYODA BİR KIRIK NAĞME 
AKLIMDA SEN VARSIN
YARIM KALAN HİKAYEMDE
BAŞROLDE SEN VARSIN.

11- Seni en çok ne kızdırır neden?

BENİ, GERÇEK AYNA GİBİ PARLARKEN ONU HALA REDDEDEN VE GÖRMEMEKTE ISRAR EDEN İNSANLAR KIZDIRIYOR EN ÇOK.

12- Sana kendini en iyi hissettiren anını yaz. O anı birisiyle beraber yaşadıysan teşekkür et. Ölmüşse dua et.

BENİM EN İYİ HİSSETTİĞİM AN BİR KAVGA ANIYSI ASLINDA. YÜKSEK SESLİ, AĞLAMALI BİR KAVGA SONRASINDA YILLARIN BİRİKİMİNİ ÜZERİMDEN ATMIŞ VE KENDİMİ İNANILMAZ GÜÇLÜ HİSSETMİŞTİM.

13- Hayatında iz bırakan biri hakkında yaz

HAYATIMDA BANA DEĞER KATAN ÇOK İNSAN OLDU. AMA İZ BIRAKAN KİM DERSENİZ SANIRIM AZİZE VE ASLI OLURDU. ONLARIN DOSTLUĞU VE BANA YAŞATTIKLARI KARDEŞLİK HİSSİ BAMBAŞKAYDI.

14- Olmasını çok istediğin şeyle ilgili yaz.

EYT ÇIKSIN. ( başka sözüm yok )

15- Seni zor durumda bırakan ama doğru yaptığını düşündüğün bir anı yaz.

BÜYÜK BİR ORGANİZASYONDA SUNUCU OLMUŞTUM. ORKESTRA VE KORO ÜYELERİNİ TANITARAK İLK ŞARKIYA GEÇTİK. BEN İKİNCİ SUNUMA GEÇECEKKEN BİR KADIN BANA DOĞRU YAKLAŞARAK OĞLUNUM ADINI NEDEN SAYMADIN, YAZIKLAR OLSUN VS VS BİRŞEYLER SÖYLEDİ, ÖFKEYLE. ÇOCUĞUN ADINI SORDUM, SİNİRLE SÖYLEDİ VE GİTTİ. BAKTIM BANA VERİLEN LİSTEDE GERÇEKTEN O İSİM YOKTU. BEN DE ŞARKI BİTİP SIRA BANA GELİNCE SEYİRCİDEN ÖZÜR DİLEYEREK GENÇ ARKADAŞIMI ANONS ETTİM VE ONA SALONDAN ÖZEL BİR ALKIŞ İSTEDİM. YAN GÖZLE KADINA BAKTIM, AĞLIYORDU.

16-  Çocuklar için bir kısa hikaye yaz sonu iyi bitsin.

BU SORUNUN CEVABINI ÖZEL BİR POST OLARAK HAZIRLAMAK İSTİYORUM.

17- 5 tane kısa vadeli hedef yaz

ZAYIFLA
SİGARAYI BIRAK
DAHA ÇOK KİTAP OKU
BİRAZ DİNLEN
AİLENLE DAHA FAZLA ZAMAN GEÇİR

18- Son zamanlarda aldığın güzel bir haber hakkında yaz

SANIRIM ÖZEL VE GÜZEL BİRŞEY OLMADI HENÜZ.

19- Kalbini acıtan bir şey hakkında yaz

KUZENİM SONAY'IN  ANİ GELEN BİR HASTALIK SONUCUNDA 20 GÜN İÇİNDE ARAMIZDAN AYRILIP GİTMESİNİ ATLATAMIYORUM.

20- En büyük korkunu yaz seni neden hala korkutuyor

EN BÜYÜK KORKUM BİR GÜN ARKAMA DÖNÜP BAKTIĞIMDA İŞE YARAMADAN, MUTLU OLMADAN GEÇMİŞ BİR ÖMÜRE SAHİP OLMAK. BU YÜZDEN ELİMDEN GELDİĞİNCE DOLU DOLU VE AKTİF YAŞAMAYA ÇALIŞIYORUM.

21- Sevmek hakkında yaz

SEVMEK BANA İYİ GELMİYOR SANIRIM. BEN BİRAZ ABARTARAK SEVİYORUM ÇÜNKÜ. KARŞIMDAKİNİN ONU NE KADAR SEVDİĞİMDEN HABERİ BİLE OLMUYOR ÇOĞU ZAMAN. MANTIKLI BOYUTTA SEVMEYİ ÖĞRENMEM LAZIM.

22- En yakın arkadaşın hakkında yaz. Neden bu kadar yakın

EN YAKIN ARKADAŞIM ANNEM VE ELTİM :)) ANNEMLE HERŞEY HAKKINDA HİÇ ÇEKİNMEDEN KONUŞABİLİYORUZ. BİRLİKTE VAKİT GEÇİRMEKTEN ÇOK HOŞLANIYORUZ. ELTİM DE BENİM KIZKARDEŞİM. ONUNLA NE ZAMAN BİR ARAYA GELSEK ZAMAN YETMİYOR BİZE.

23- Sence sen bir hayvan olsaydın ne olurdun? neden?

SANIRIM AĞUSTOS BÖCEĞİ OLURDUM. ÇÜNKÜ HEM KESİNLİKLE YAZ İNSANIYIM HEM DE MÜZİĞİ ÇOK SEVİYORUM.

24- Ruhuna iyi gelen bir ritüel bir hobi hakkında yaz

RUHUMA İYİ GELEN ŞEY KİTAP OKUMAK VE YAZMAK. BENİ BULUNDUĞUM YERDEN EN UCUZA BAMBAŞKA DÜNYALARA GÖTÜREN BU İKİ HOBİYİ ÇOK SEVİYORUM.

25- Güven sana ne ifade ediyor?

GÜVEN..BİLMEM..OLURSA SÜPER OLUR..AMA ÇOĞU ZAMAN ZOR.

26- Sana en güven veren kişi kim?

EŞİM.

27- Değiştirmek istediğin bir özelliğini yaz ve aksiyona geç

YA BEN ÇOK ÇABUK YORULUYORUM. ELBETTE KRONİK KANSIZ OLMAMIN ETKİSİ VARDIR AMA SANIRIM RUHUMDA BİRAZCIK TEMBEL.

28- Gizli gücün?

GİZLİ GÜCÜM ESPRİ YETENEĞİM VE KOCAMAN GÜLÜMSEMEM. 

29- Sence 10/10 insan nasıl olmalı? Olmazsa olmazlar neler?

DOĞAYI, İNSANI, TOPRAĞI, HAYVANI SEVSİN. GERİSİ ZATEN OLUR. HA BİR DE MÜMKÜNSE ÇOK OKUSUN.

30- Genelin kabul ettiği ama senin kabul etmediğin bir konu hakkında yaz

KADINA DAYATILAN TOPLUMSAL ROL BENİ ÇOK RAHATSIZ EDİYOR AÇIKÇASI. CİNSİYETÇİLİK BU DÜNYADA EN KIZDIĞIM ŞEY OLABİLİR. KADINSIN ŞÖYLE YAP, KADINSIN BÖYLE YAPMA. KİME NE..SANANA NE...

31- Modunu her zaman yükselten bir şey hakkında yaz?

DENİZ,KUM,GÜNEŞ...

HAYRAN OLDUĞUM ŞEYLER 3 / TİMSAH

 



Çocukluğumuzun TRT ile büyüdüğümüz günlerinde en çok izlediğimiz şeylerin başında Kaptan Cousteau ( Kusto ) izlemekti. Onun denizlerde çektiği belgesellerle resmen dünyaya olan sevdamız büyürdü. Belgesel izlemek bizim nesil için oldukça keyif veren bir şeydi, hala bile sanırım pek çoğumuz belgesel izlemeyi çok severiz. İşte o dönemlerde en ilgimi çeken canlılar sürüngenler oldu. Ve benim hayranlığımı en çok TİMSAHLAR çekti. O ihtişamlı duruşları, güçleri, kendilerine olan güvenleri ve tarih öncesinden geldikleri belli olan duruşları ile büyüleyici etkiyi bana bıraktılar. 

Timsahlar sürüngenler familyasından olup genellikle Asya, Afrika, Amerika ve Avustralya' da yaşıyorlar. Hatta bazen sokaklarda özgürce gezdikleri bile oluyor. Televizyonda denk gelmişsinizdir mutlaka bir evin bahçesinde, havuzunda ya da yürürken birden yolda karşınıza timsah çıkması muhtemel ülkeler var. Karada hareketleri çok hızlı olmasa da asla karşılaşmak istemeyeceğiniz bir arkadaş kendisi. Çeneleri dünyadaki en güçlü çene olarak kabul ediliyormuş. Bir ısırıkta hüpp diye içine çekebilir bizi :))

Suda karadakinin aksine oldukça çevikler. 40 km hıza kadar ulaşabilirler. Yakaladıkları avı 360 derece döndürerek öldürür sonrasında da mideye indirirler. 

Dünya üzerinde bilinen 23 türde timsah var ve hepsi tehlikeli. Tatlı, tuzlu, durağan ya da akışkan suda yaşayabilirler. Ortam ayırımı yapmıyorlar anlayacağınız. 

28 Haziran 2022 Salı

KİTAP ÖNERİSİ / BOYALI KUŞ

Geçen hafta sonu arkadaşlarla birlikte kitap satın aldık. Üç arkadaş kişisel gelişim kitapları tercih ederken Tekin Boyalı Kuş kitabını sipariş verdi. Daha önce adını duymadığım ve fikrimin olmadığı bu kitabın kargosu ilk bana ulaşınca hemen okuyup vereyim sana dedim ve biz Jerzy kosinski ile tanışmış olduk.
Kitap müthiş etkileyici. Okurken sahneler bir bir gözümün önünde bir film sahnesi gibi canlandı. Savaş döneminde anne ve babasından ayrılmak zorunda kalan 6 yaşındaki bir çocuğun oradan oraya sürüklenirken yaşadıklarını anlatıyor. Bir yandan savaşın acımasızlığı diğer yandan insanların kötülüğü ile birleşince dayanılması zor bir hale getiriyor minik bir çocuğun tek başınalığını.

Kitap 1965 yılında basıldığında pek çok ülkede yasaklanmıştır. Kimine göre ülkelerini kötülemekte kimine göre ise komünizm propagandası yapmaktadır. Ancak her şeye rağmen 31 dile çevrilerek dünya üzerinde milyonlarca okuyucuya ulaşmıştır. 



Kitabı sever misiniz bilemiyorum ama kesinlikle üzerinizde yıllarca unutamayacağınız bir etki bırakacağı kesin. O kadar çarpıcı ki bu kitap beyaz perdeye de aktarılmış. 



Bu aralar ne okuyayım diye düşünüyorsanız benden size tavsiye olsun.




21 Haziran 2022 Salı

AĞAÇ EV SOHBETLERİ 148

 Bu haftanın konusu Blogdedektifi tarafından belirlenmiş.

"Ön yargı yapar mısın? Ön yargı yapanlara karşı yaklaşımın nasıl? "


Yazmaya başlamadan önce bir video paylaşmak istiyorum sizlerle.

https://www.youtube.com/watch?v=KiQ8r7r7roc


İzlediniz mi?

Ben de izlediğimde gözlerim doldu. Kendimi kötü hissettim. Çünkü her gün yanımızdan, sokağımızdan bizden farklı görünen insanlar geçiyor. Ya da hayat tarzı bize uymayan insanlarla karşılaşıyoruz. Çoğu zaman görmezden gelip geçip gidiyoruz. Çünkü maalesef ki bizim ülkemiz farklılıkların hoş görülmediği bir toplumdan oluşuyor. Ve bizlerde bu kültürle yetişiyoruz. Senin gibi olmayandan korkmayı öğreniyoruz. Korktuğumuz için uzak durmayı öğreniyoruz. Sonrasında da nasıl bize öğretildiyse bizlerde çocuklarımıza öğretiyoruz. 

Mesela benim eşim dövme konusunda aşırı tepkiliydi. Büyük oğlumuz lise sona geldiğinde dövme yaptırmak istediğini söyledi. Evde büyük bir probleme dönüştü bu durum. O istedikçe baba tepki verdi, baba tepki verdikçe o daha çok istedi. Ama baba kazandı. Oğlum dövme yaptırmadı. Allahtan  insan öğreniyor ve gelişiyor her gün. Eşimle yaptığımız bir konuşma sırasında çocuklarımızın bize ait olmadığını, onların farklı bireyler olduğunu konuştuk. Kendi istekleri, kendi doğruları, kendi yaşam tarzları vardı ve biz buna alışmak zorundaydık. Eğer hepimiz aynı insan olsaydık Yaradan baştan tornadan çıkarırdı hepimizi. 

İnsanların ırkları, memleketleri, cinsiyetleri, yaşam tarzlarıyla ilgili benim ön yargım yoktur. herkesin istediği gibi yaşamaya hakkı olduğunu düşünenlerdenim. DOĞRU dediğimiz şey kime göre neye göre yani. Ama benim de yaptığım ön yargılar yok mu? Elbette var. Mesela ben de siyaset konusunda takıntılıyım. Bazı fikirlere bazı ideolojilere tahammülüm yok. Eğer kişiden bu tarzda bir elektrik alırsam kendimi uzak tutuyor ve hayatlarıyla ilgili yargılarda bulunabiliyorum. Kendime kızıyorum ama elimde değil oluyor maalesef.



20 Haziran 2022 Pazartesi

HAYRAN OLDUĞUM ŞEYLER 2 / ÇELLO

Çello ya da daha çok bilinen adıyla Viyolonsel çocukluğumdan beri sesine hayran olduğum bir müzik aletidir. 16. yy'da Fransa'da dünyaya geldiği tahmin ediliyor. Kemangillerden olmasına rağmen onlar gibi ince ve tiz değil daha tok bir sese sahip. Görüntü itibariyle de kadın vücuduna benziyor. O yüzden çok güzel :))




Çello 4 telli bir müzik aleti ve çıkardığı ses bilimsel olarak insan sesine en yakın ses. ( müzik aletleri arasında )

Benim çelloyu keşfetmem ise şöyle. Babam biz küçükken ders çalıştığımız zamanlarda evde klasik müzik açardı. Ya da Kitaro Silk Road dinlerdi. O dönemde kulağıma yer eden bu seslere ergenliğimle birlikte daha fazla ilgi duymaya başladım. Ve Haydn Çello Konçertosu ile tanıştım. O kadar büyülendim ki hala ders çalışmam ya da bir işe odaklanmam gerektiğinde açar dinlerim. 


Son dönemlerde ise Hauser adında genç bir çello sanatçısını keşfettim. Modern ve yeni şarkıları çello ile mükemmel bir şekilde birleştiren bu adam hem tarzı hem de görselliği ile bana yeniden ve yeniden bu müzik aletini sevdirdi.


Daha önce dinlemediyseniz eğer TIK TIK


Haydn Konçertosu https://www.youtube.com/watch?v=JGBZIfaxfrM

Hauser https://www.youtube.com/watch?v=-DitEAtjrWg

Hauser Caruso https://www.youtube.com/watch?v=H7uakHWdSr4



10 Haziran 2022 Cuma

HAYRAN OLDUĞUM ŞEYLER 1 / BOB MARLEY

Bir seri başlatıyorum kendi kendime. Her hafta hayranlık duyduğum bir kişi, bir şarkı, bir kitap, bir şey ne varsa işte sizlerle onları paylaşıp bilgi vereceğim. Mesela bu seriye başlarken ben de hayran olduğum kişi hakkında klişeler dışında bir şey bilmediğimi fark ettim. Hadi başlayalım. Siz de bu seriye katılmak isterseniz yazabilirsiniz :))


Bugün sizlerle Bob Marley hayranlığımdan bahsedeceğim. Kendisini her ergen genç gibi ben de o yaşlarımda no woman no cry şarkısıyla tanımıştım. Ve popüler olmak için sanırım birden Bob Marley'ci olmuştum. Reggae müziğin kulağımızda bıraktığı tatlı ve davetkar ezgiler bizleri o dönemlerde Bob hayranı etmişti. Kimilerinde geçti benim gibilerde ise hala izleri devam ediyor.





1964 yılında Jamaika'da doğan Bob kısa bir ömür sürmüş olmasına rağmen reggae müziğe yüzden fazla plakla ölümsüz eserler bırakmış bir sanatçıdır. Futbol oynadığı dönemde ayağı kırılınca hastaneye gider ve orada cilt kanseri olduğunu öğrenir. Parmağının kesilmesi gerekmektedir ancak inandığı dinin öğretileri gereği parmağının kesilmesini kabul etmez ve amansız hastalığın ilerlemesi ile 36 yaşında vefat eder. Rastafarianizm dini mensubu olan Bob'un inancına göre insan toğrağa tek parça halinde dönmelidir. Bu sebeple vücudundan her ne sebeple olursa olsun bir organın kesilmesi uygun değildir. Yine aynı inanca göre sigara, alkol, etin bazı türleri, kabuklu deniz canlıları yemekte yanlıştır. Bizim tarz olarak yapıldığını sandığımız o saçlarda aslında bu dinin bir gereğidir. Saçlar hiç kesilmediği için uzadıkça bizim rasta adını verdiğimiz hale gelmektedir. Bob Marley berelerini hepiniz bilirsiniz. Siyah, kırmızı,sarı ve yeşilin bir arada olduğu o meşhur bereleri takmayan yoktur herhalde. Bob Marley ile özdeşleşen bu renkler de yine dini inancını temsil etmekteymiş. Siyah Afrika kıtasını, kırmızı öldürülen Afrika halkının kanını, yeşil dünyayı ve sarı da altını temsil etmekteymiş.

Kendisini şarkılarıyla birlikte Afrika halkının yaşamını anlatmaya adamış olan Bob 1978 yılında yaptığı çalışmalar, topladığı bağışlar  ile birlikte Birleşmiş Milletler tarafından Barış Madalyası ile onurlandırılmıştır. Şarkıları basit ama oldukça politiktir. Verdiği mesajlar hayran kitlesini oldukça büyütmüş ve kült bir topluluk haline getirmiştir. Bugün bile büyük bir keyif ile dinlenmekte, kullandığı berenin modası devam etmekte, resimleri pek çok duvarı süslemektedir. 


Şarkılar için TIK TIK 

A lalala Long https://www.youtube.com/watch?v=-JhwxTen6yA

İs This Love https://www.youtube.com/watch?v=LxpXAwFUkt0

Gerisi sizde :))