Follow by Email

20 Ekim 2020 Salı

EĞELENECİ TIP :)) İZLEYİN BENCE

 



Doktorlarla sohbet sıkıcı derler ya bence bu arkadaşları bir izleyin bence :))



Kaynak: TepkiKolik Youtube kanalı




16 Ekim 2020 Cuma

GÜNAYDIIIIIIIIIIIIIINNNNNNNNNNNNNNN

Canım Koray Avcı.
Ne güzel bir albüm olmuş.
Ne güzel şarkılar derlenmiş.
Sabahtan akşama, akşamdan sabaha dinliyorum.
Sanırım Ahmet'ten sonra en sevdiğim ses sensin.
Belki tesadüfende olsa bu yazıyı okursun.

Dün bir arkadaşımla sohbet ediyorduk. ,
Koronanın hayatımız üzerine etkileri.
Çocuklarımızın ruhsal durumları.
Ben karamsar ve umutsuz olan taraftım.
O kızdı bana " evrene mesajı doğru gönder" dedi.
Ne istersen, ne söylersen seni gelir bulur.

Ayy Koray "Kendine İyi Bakkkk" diyor şu anda.
Yazıyı yazarken yanımda olsanız yüzümdeki gülümsemeyi görseniz keşke.

Bu arada GÜNAYDIN demedim değil mi.
GÜNAYDIIIIIIIIIIIIIIIIIINNNNNNNNNNNNNNNNNN
Bugün çok güzel olsun.
Kalbimizden geçen güzellikler sevdiklerimizi, bizi bulsun.


13 Ekim 2020 Salı

AĞAÇ EV SOHBETLERİ 60 / ÖLMEDEN ÖNCE YAPILACAK 3 ŞEY

 Konuların çoğunu sadece uzaktan izlemiş olsam da Ağaç Ev Sohbetlerini seviyorum. Herkes kendini anlatıyor sıcak ve samimi. Birbirimizi daha iyi tanımamıza yardımcı oldu bence bu seri.

60 hafta olmuş bile. Bu haftanın konusu "Ölmeden Önce Yapılacak 3 Şey"


Üzerine daha önce düşündüğüm ama üçten fazla fikrimin olduğu bir konu bu. Şimdi içinden 3 tane seçme vakti :))


1- Annemle baş başa tatil yapmak isterdim. Birlikte uyuyup uyanacağımız, denize gireceğimiz, akşamları dağıtacağımız, canımızın istediği gibi eğlendiğimiz bir tatil. Bol köpüklü kahve eşliğinde bol bol sohbet edebileceğimiz bir tatil.


2- Daha önce sizlere bahsettim mi bilmiyorum. Ama ben vahşi doğada 3 hayvana hayranım. Büyük mavi balina, Büyük beyaz köpek balığı ve timsahlar. Bu arkadaşları yakından görmek istedim. Hatta balinalar arasında yüzmek isterdim. 


3- Eğer öleceğimi biliyorsam ailemle uzun uzun konuşma şansı dilerdim. Çocuklarımla ve eşimle vedalaşabilecek fırsatım olsun. Birlikte güzel bir yemek yiyelim, sevdiğim şarkılar çalsın, kırmızı şarap içelim. Vedalaşalım. Helalleşelim. 

     Eğer bilmiyorsam çocuklarımla birlikte dünyayı gezmek görmek isterdim. Onların bana kılavuzluk yapacağı bir gezi...

8 Ekim 2020 Perşembe

TAM DA ŞU ANDA / NE YAZACAKTIM NE OLDU ?

 Dışarıda gri bir hava. 

Tam Ekim diyeceğiniz gibi.

Yağmur vuruyor pencereme.

Gece başlayacak fırtınanın öncüsü sessiz şimdilik.

Bilgisayar başındayım.

Çalıştım.

Yoruldum.

Sonra biraz durayım müzik dinleyeyim dedim.

Zeynep Bastık çalıyor.

"Dargın" diye bir parça. 

Sakin. 

Güzel.

Elimin altında telefonum duruyor.

Annemi aramak istiyorum.

Çok özledim çünkü.

Babamı da özledim ama en çok annemi bu sefer.

Ağlamak istiyorum aslına bakarsanız.

Ama yeter artık diyor içimdeki çocuk.

Bi rahatla artık diye bas bas bağırıyor.

Sadece kendimi bir okyanus ortasında tek başına hayal ediyorum şu anda.

Evet evet şu anda bir yandan yazıyor bir yandan okyanusta kulaç atıyorum.

Öyle sakinim ki şaşılacak kadar.

Aslı'yı özledim bir de.

Eski bir arkadaş.

Artık görüşmediğim.

Ama hep özlediğim.

Off bu hava, bu mevsim beni benden alacak.

Bir an önce kar falan yağsa örtse her şeyin üzerini.

Kışı da sevmem ama gelsin bu kasvetli sonbahardan daha net en azından.

Soğuk ve bunu gizlemiyor kış.

Sonbahar öyle mi bir güneşli bir yağmurlu hem mavi hem gri.

Net değil.

Sevmiyorum sonbaharı.

Kafam karıştı yine yazarken.

Ne yazacaktım ne oldu.

Hadi kaçtım.


5 Ekim 2020 Pazartesi

KIRMIZI ODA GİBİ YAZI :))





Bazen herkes her şey üzerine gelir insanın. 

Kaçtıkça kovalar sıkıntılar.

Ve maalesef sen taşın altına elini koymazsan olmaz.

İçine içine çeker bir karabasan misali.

Hayır öfkeli değilim.

Yorgunum sadece.

Anlaşılmak istiyorum.

Etten kemikten sıradan bir insan olduğumun bilinmesini, görülmesini istiyorum.

Onca emek onca harcanmış zaman kimin için?

Ne için?

Beni bana bırakmayacaksa ömür ben bunca yıl neden yaşadım ki?

Artık biraz kendime sarılmak, kendimi sevmek istiyorum.

Hak etmedim mi sanıyorsunuz.

Fazlasıyla hak ettim.






2 Ekim 2020 Cuma

İLK DEFA TURŞU KURDUM :))

 


Kaç yaşıma geldim hala anne ve kayınvalide elinden geçiniyordum. Turşularım, yapraklarım, tarhanam, eriştem hep sağolsun becerikli annelerimden geliyordu. 
Bu yıl iş yerinde becerikli arkadaşlarımın ay turşu kurdum, sirke yaptım, erişte kestim muhabbetleri fazlaca konuşulunca dur ya ben neden yapmıyorum ki dedim kendime ve dün hayatımda ilk kez salatalık turşusu yaptım.

TARİF:
2 kg kornişon
1/2 çay bardağı sirke (elma ya da üzüm)
1 çay kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı iri tuz
Her kavanoz için 3-4 adet limon tuzu
Bolca sarımsak
Ve kaynar su

Kornişonları yıkadım. Başlarını fazla derin olmamak şartıyla kestim. 600 ml kavanozlara (evde vardı) önce sarımsak sonra kornişon araya tekrar sarımsak tekrar kornişon olacak şekilde sıkıca dizdim. En üste diğer malzemeleri belli bir sıralama olmadan koydum. Herşey kavanoz içine girdikten sonra kaynar su ile üzerine gelecek şekilde doldurdum. Yeni aldığım kapakları sıkıca kapattım. Ve bir bez üzerine ters şekilde koydum. Bir gece balkonda serinde beklettim. Sabah ışık almayan mutfak dolabıma kaldırdım. Rivayete göre 2 hafta sonra kütür kütür yenecek turşum hazır olacak.

Ayy dua edin güzel olsun. Corona günlerinde doğal probiyotik çok faydalı hem de kışın kuru fasulyenin yanında muhteşem olur :))

30 Eylül 2020 Çarşamba

RUH HALİME GÖRE

 Müzik dinlemeyi çok severim. Beni her durumda kendime getirir. Duruma göre enerjimi yükseltir, bazen derdime eşlik eder.

Toplamda 8 notadan bu kadar çeşitli duygunun anlatılması mucizevi bir şey gerçekten. Müzisyenleri çok kıskanıyorum. Hayatta en çok istediğim şeylerden biriydi sesim güzel olsun yanında da bir enstrümana ses verebileyim. Ehh ses konusunda çok iddialı olmasamda ortamlarda beni idare edecek kadar var :)) ama müzik aleti çalamıyorum. 


Sizlere hangi durumda ne dinlediğimi yazacağım bakalım denk gelen olacak mı?


SİNİRLİYSEM : Evde son ses Haluk LEVENT dinlerim. 

MUTLUYSAM : Koray AVCI dinliyorum.

DEPRESİFSEM : Sıla dinliyorum.

ÇALIŞIYORSAM : Kitaro SİLK ROAD dinlerim. Biz çocukken babam çok dinlerdi kulağımda kalmış sanırım.

YOLCULUK YAPIYORSAM: Rock forever diyenlerdenim. Eşimin tahammül edebildiği süre kadar son ses eski rock gruplarını dinliyorum.

TATİLDEYSEM . Pop müzik dinliyorum. Yabancı veya Türkçe gündemde neler varsa.

KENDİM İÇİN : Ahmet KAYA, Leman SAM, Onur AKIN, Sıla, Hüner COŞKUNER, Mabel MATİZ bir de bolca yine Koray AVCI dinlerim.

DİNLENMEK İÇİN: Klasik müzik dinliyorum. Bu aralar favorim Andre RİEU...



28 Eylül 2020 Pazartesi

FİLM ÖNERİSİ / MISIR ADASI


 

Gürcistan yapımı bir film. Başrol oyuncusu İlyas Salman. 

Kendisi filmde Türk karakter olarak oynamıyor.

Enguri Nehri üzerinde bir adacık üzerinde yaşam kurmaya çalışan dede ve torunun nerdeyse hiç konuşulmadan çekilen hikayesi. Saymadım ama sadece 3 bilemedin 5 sahnede konuşma var. Film davranış, doğa ve mimikler üzerine kurulu.

Ada üzerinde mısır yetiştiren, balık avlayarak yaşayan dede ve torunu Gürcü ve Abhaz askerler arasında çıkan gerilimin tam ortasında kalıyorlar. Torununu korumak için taraf olmamaya kararlı olan dede yaralı bir askerin mısırların arasına saklanması ile ne yapacağına karar vermek zorunda kalıyor.

İnsani duygular oldukça yoğun. Hiç konuşulmayan bir filmi izleyemem sanmıştım ama gerçekten çok beğendim. Hele final sahnesi oldukça dokunaklıydı.

İlyas Salman muhteşem bir oyunculuk sergilemiş. Bu rol ile yabancı yapımlarda Oscar adayı olmuş kendisi. 

Sıkılmam bir bakayım o zaman diyorsanız film internette mevcut.


24 Eylül 2020 Perşembe

FİLM ÖNERİSİ / NAİM


 


Ayy ben bir ağla bir ağla felç oldum filmi izlerken.

21 yaşında dünyanın yükünü kaldıran gencecik bir çocuğun yaşından büyük acılara ve başarılara şahit olmuş hayatı.

Çocuktum olimpiyatları izliyorduk ( seul ) Naim dünyanın yükünü omuzladığında nefeslerimizi tutmuştuk. Hatırlıyorum onunla birlikte bizde tutmuştuk o halterin çubuklarını. Ne büyük sevinçti.

Başarıya aç bir milletin gücünün göstergesiydi. Ki bu millet ne büyük savaşlar kazanmış, ne büyük işler başarmıştı. Ama hepsi dümdüz anlatılmıştı. Kendi tarihini kendi gücünü bilmeyen bir milletin büyük sevinçleriydi spor başarıları.

Film o kadar güzel çekilmiş ki. Gerçekten çok etkilendim. Hele anne oğul sahneleri beni benden aldı. Cesur Yürek filmini izlediyseniz bilirsiniz "Freedom (özgürlük )" diye bağırdığı sahneyi. Naim aynısını Seul olimpiyatları sonrası milyonların gözlerinin içine bakarak defalarca söylemiş. Daha 21 yaşında. Times Dergisine kapak olmuş. Ve bize bunu bir filmle anlatana kadar hiç birimiz bilmiyorduk. Ne acı.

Filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Oyuncular, duygular, sahneler çok etkileyici. 

22 Eylül 2020 Salı

KEŞKE SİHİRLİ DEĞNEĞİMİZ OLSAYDI? AMA YOK!

 



Bir yakınını kaybetmek çok acıdır. İnsanın eli kolu kırılır. Yüreği yerinden sökülürcesine acır. Sesin çığlığa sonrada hıçkırıklara dönüşür. Dünyayı yıkmak istersin. Öfkelenirsin ölüme. Neden o, neden biz?
Ama unutmamalı ki ölüm haktır. Doğum kadar gerçektir. Hepimiz için vardır.

Yukarıda ki fotoğrafı ana haberde ve bütün gazetelerde göreceğiz bugün. Ankara Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi ameliyathane kapısı. İçeride hastası ölen öfkeli kalabalığın sağlık çalışanlarına silahlı saldırısı üzerine ameliyathane ekibinin kapıda kurduğu barikat. Kendilerini öfkeli kalabalıktan korumaya çalışıyorlar. Ne acı.

Bakın ben bir hemşireyim. Tam 8 yıl acil serviste, 2 yılda ameliyathanede çalıştım. Ölmek üzere olan bir hasta için verdiğimiz çabayı size anlatamam. O mücadele, o koşturmaca, zamana karşı verilen amansız savaş. Ama sonunda kazanmakta olduğu gibi kaybetmekte var. maalesef onca çabaya rağmen bazı hastalarımız ellerimizden kayıp gidiyor. Ne sanıyorsunuz mesela; hiç umursamadığımızı, hasta orada ölümle kalım arasındayken bizim halaya durduğumuzu falan mı? 

İlk ölüm olayıyla karşılaştığımda Sağlık Meslek Lisesinde öğrenciydim daha 14 yaşındaydım. O kadar korkmuştum ki. Acilde bir sağa bir sola koşturan meslektaşlarımı gördükçe mesleğime hem saygım hem sevgim artmıştı. 

Keşke hepimizin elinde bir sihirli değnek olsa. İstediğimiz gibi dünyayı kontrol edebilsek ne güzel olurdu. Ama yok. Olmayacakta. O yüzden biz insan gibi yaşamaya çalışalım. İnsan olalım. Bu zor günlerde ve zor olmayan günlerde yoğun çalışma temposu altında hayatınız için koşturan sağlık çalışanlarına saygımızı kaybetmeyelim.

Sadece sağlıkçılar değil, polis, asker, öğretmen, mühendis, sporcu, ev hanımı, kadın, çocuk, yaşlı, adam, hayvan, bitki vs vs kimseye öfke ile yaklaşmayalım. 

10 Eylül 2020 Perşembe

BU ARALAR BEN

            Pinhani – Aşk Bir Mevsim (Evde kayıt) - YouTube


NE DİNLİYORUM?

Pinhani sever misiniz? Ben grubu ilk günden beri çok severek takip ederim. Nisan 2020'de çıkardıkları Aşk Bir Mevsim şarkısına takıldım kaldım. Kulaklık sürekli "bugün günlerden senden sonra " diye çalıp duruyor. Dinlemek isterseniz TIK TIK 


NE OKUYORUM?

Başak Sayan'ın iki kitabını almıştım. İlk kitap bir önceki yazımda anlattığım Kelebeğin Kaderi. Şu anda elimde Nigahdar var. Kitabın arka kapağının başlangıcında " Tanrı ve bilim hiç bu kadar birbirine yakın olmamıştı" yazıyor. Bağdat, Amerika ve İstanbul arasında kutsal bir sırrın peşinden giden Şirin'in hikayesi. 


                                      Nigahdar Kitap Özeti Başak Sayan


NEREYE GİTTİM?

Malumunuz hiçbir yere gidemiyorum. Pandemi seyahat hayatımızı tan ortasından vurdu. Sıklıkla eşim ve ben Yalova'nın dağ köylerine gidiyoruz. İncir ve böğürtlen zamanının tadını çıkarmaya çalışıyoruz. 

                                          YALOVA - ESADİYE KÖYÜ - ahhulgoh - Blogcu.com


NEYE ŞAŞIRDIM?


İnsanımızın bu kadar saf olmasına çok şaşırıyorum. Hiç okumadan, araştırmadan söylenen her şeye inanıyor olmamıza çok şaşkın ve kızgınım. Bizlere televizyonlarda anlatılanların hemen hemen hepsi yalan. Kendimiz okuyarak, araştırarak doğruyu bulmak zorundayız. Ve okumak neden bu kadar zor ki?


NE ALDIM?


En son kendime trendyol milla'dan 4 tişört aldım. Güzel indirim vardı. Ama bu alışverişin asıl sebebi şu; Mavi'den aldığım 4 tişörtte ilk yıkamadan sonra göbek kısmında 3 delik oluştu. Eşim bana dedi ki "kemer yüzünden olmuştur". Ancak ben bunu kabul etmiyorum. Çünkü o ürünü üreten bir marka benim onu pantolon ve kemerle kullanma ihtimalimi göz önünde bulundurmak zorunda. Ne sebeple olduğunun bir önemi yok. Gerçi hakkını yemeyeyim mağazaya götürdüm ve hepsini iade ettim. Sorun çıkarmadılar. Hediye çeki ile kendime çok güzel bir bileklik seti ve pantolon aldım :)) 


                                                Mavi Jeans | Avlu34 


                                        Trendyol - Alışveriş & Moda en App Store





8 Eylül 2020 Salı

KİTAP ÖNERİSİ / KELEBEĞİN KADERİ / BAŞAK SAYAN

                                 D&R - Kültür Sanat ve Eğlence Dünyası



Başak Sayan'ın kitaplarıyla tanışmam instagram sayesinde oldu. Aslında "21 günlük benden olumlaması" ile ilgili meditasyon ve yoga araştırmaları yaparken Başak Hanımın bu konuyla ilgilendiğini ve instagram sayfasında bu tarz paylaşımlar yaptığını ve bu konuları içeren romanları olduğunu öğrendim. Yeniden kitap okumanın dibine vurduğum bu günlerde bana iyi geleceğini umarak 2 kitabını satın aldım. İlki Kelebeğin Kaderi diğeri ise Nigahdar.


Kelebeğin Kaderi kendi yolunu arayan bir grup arkadaşın hayatlarında bir yıl içerisinde olanları anlatıyor. Eş ve iş bulma çabasında olan Nehir, evli bir adamla birlikte olan Seda, sağlık problemleri yaşayan Tuğba, eşcinsel Onur ve hayatının tutkusunu arayan Fiko.  Aşk, sağlık, iş ve yaşam sebeplerini ararken tanıştıkları Erdem Bey sayesinde gelişen olaylar. Aslında kitap, hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, iyi veya kötü ne varsa Yaradan tarafından bizim hayatımızı şekillendirmek üzere gönderilen bir araç olduğunu anlatmaya çalışıyor. Herkes hayattaki görevini yerine getirip bu dünyadan göçüyor. İsyan ettiğimiz pek çok olayın aslında sadece bizim hayatımızda bir görevi olduğunu ve doğru bakışla yaşamımızı şekillendirebileceğimizi söylüyor. Ben kitabı çok sevdim mi emin değilim. Ama hızla bir solukta okuyuverdim. Google araması yaptığımda kitabın hatrı sayılır bir kitlesi olduğunu gördüm. Okunabilir. Belki aradığınız ama bulamadığınız yol bu kitapta vardır.



31 Ağustos 2020 Pazartesi

KİTAP ÖNERİSİ / AKLIMDA HEP SEN

                               Remzi Kitabevi - 4) Aklımda Hep Sen, Kürşat Başar... | Facebook


Son günlerde yeniden kitaplara sardım.

Ve Kürşat BAŞAR'ın Aklımda Hep Sen kitabına başladım. 

Okuması çok kolay bir kitap. Elime almamla bitirmem arasında geçen süre sanırım  2 gün. Ebru babası tarafından terkedilmiş ve annesi ile birlikte anneannesinin evine yerleşmiştir. Çocukluğu, ilk gençliği, aşk ve bilinmeze yapılan bir yolculuk.

Tren yolculuğu sırasında Ebru bize hayatını anlatıyor. Kendinizden pek çok şey bulabilirsiniz. Ben bazı noktalarda işte tamda ben dedim. 

Okumanızı tavsiye ederim.