20 Ağustos 2019 Salı

BENİ BIRAKMA


HAYAT ile ilgili görsel sonucu

Beni bana bırakma Hayat..
Bu aralar yaşayacak kadar güçlü değilim.
Bir yanım kor ,
Bir yanım alev alev.
Korkuyorum bir şey olacak.

Beni bana bırakma Hayat...
Bilir misin insan en çok neden korkar?
Kaybetmekten, 
kaybolmaktan
ve yalnızlıktan...
Acılardan duvar ördüm kalbimin üstüne,
Acıtamazsın sandıkça yıktın duvarlarımı...

Alacağın olsun Hayat...
Alacağım olsun senden.
Beni bana bırakma 
Beni bırakma...
Gitme....
Daha bahar gelecek,
çiçeklenecek dallar,
Arılar, kuşlar, papatyalar...

                                                               20.08.2019/Yalova/Sevda


16 Ağustos 2019 Cuma

17 AĞUSTOS

2000'li yıllarda ne olacağız acaba diye hayal kurardık kardeşimle. O uzay polisi olacağım derdi küçükken ben de üniversitede okuyan idealist bir gazeteci olacağım derdim. Hayaller ne güzeldir. İnsan kendisi için kötüsünü hiç düşünmez...

Ama hayat hiç sandığımız gibi bir şey değil. Sürprizlerle dolu. Can acıtıcı ne varsa başına gelebiliyor yaşarken. Mesela ben hiç deprem nedir bilmezdim. Daha önce çocukken haberlerde Erzincan ve Dinar depremi haberlerini duymuştum. Anlam verememiştim. Anlamak için yaşamak gerekiyormuş maalesef :(

17 Ağustos 1999 güzel bir yaz akşamı. Evdeyiz. Ailem bizi ziyarete Yalova'ya gelmiş. Çınarcık sahilde dolaşmış, dondurma yemiş gelmişiz eve. Yeni yeni yatma hazırlığı yapıyoruz. Birden bir uğultu koptu. O ses. Anlatamam ki size. Sanki dünya başımıza yıkılıyordu. Ki zaten öyleymiş.

Uğultunun ardından çamaşır makinesinin içindeki çamaşırlar gibi dönmeye, savrulmaya başladık. Koskoca bina bir çocuğun elindeki oyuncak gibi her yöne yukarı aşağı sallanıp duruyordu. Anlamadım ne olduğunu. Bitmek bilmiyordu üstelik. Ayağa kalktım. Düştüm. Kafama sert bir şey çarptı. Yanaklarımdan ılık ılık kan akmaya başladı ama acımadı. Öyle korkuyordum ki o anda acıyla işim yoktu.



45 saniye sonrasında daha önce deprem yaşamış olan babam " deprem oldu, sakince aşağıya inelim" dedi. Hep beraber zifiri karanlıkta gözyaşları içinde aşağıya indik. Tüm sokak dışarıdaydı. Ağlayanlar, bağıranlar. Mahallemizde yıkıntı olmamıştı. Büyük bir depremdi ama sanki bir şeyde yapmamıştı bize. Bir on dakika sonra polis olan komşumuzun telsizinden hiç unutmadığım şu sözler döküldü:

"sesimi duyan polis arkadaşlar görev başına, Yalova yerle bir oldu"

Babam hadi hastaneye gidiyoruz bize ihtiyaç vardır dedi. Evden hastaneye varana kadar işin boyutunu anlamıştım. Sokaklar geçilemez olmuştu. Yangın çıkmıştı. İnsanlar sokaklarda çaresiz. Hastane bahçesine ulaştığımda kıyametin tamda bu olduğunu anladım. Onlarca, yüzlerce insan. Yaralı, ölmüş,parçalanmış,her yer kan. Arkadaşlarımın arasına katıldım. Babamda sağlık memurudur. O da hemen eline bir kaç malzeme aldı ve yaralıların içine daldı. Dikiş attık, pansuman yaptık, ağladık, yine dikiş attık, yine serum taktık yine ağladık. Birbirimize sarıldık, çalıştık...Ta ki sabah olmaya başlayıp gün ağarınca anladık nasıl bir durumun içindeyiz. Her yer kan. Her yer yıkıntı. Her yer ölüm...


İrfan,özlem,afitap,paşa,melahat,deniz,ilhami, esma,ferhat,cumhur,aysel,melih,gürsel ve ismini bilmediğim bir sürü insan bir anda öleli 20 yıl olmuş...Tarık (kuzenim) 20 yıldır kayıp ne ölüsü ne dirisi var....20 yıl olmuş sanki dün gibi...17 ağustos seni sevmiyorum....

İşte bu da ilk gecenin sabahı videosu. Videoda babam, annem ve ben varız...
Yüreğiniz el verirse bakın..
TIK TIK

15 Ağustos 2019 Perşembe

TATİLDE NERELERE GİTTİM NELER GÖRDÜM...

Koskoca bir yıl deniz-kum-güneş üçlemesi için yaz tatilini bekleyen biz memurlar o büyük buluşma yaşanınca biraz abartıyor olabiliriz. ( kocam ve ben )

Bu yıl için bir kaç alternatifli planımız vardı. İlk planda Van'dan başlayıp güneydoğuyu gezeceğimiz bir tatil düşünmüştük ancak olmadı, olduramadık.

İkinci alternatif Tarsus'dan başlayacak tüm egeyi gezip Yalova'ya dönecektik. O planda olmadı.

Üçüncü ve sonuncu plan hayata geçirildi. Tarsus'dan bizleri ziyarete gelen dostlarımız ve Yalova'da bulunan can dostlarımızla birlikte 3 aile toplamda 11 kişi çıktık yola. 

İlk hedefimiz Bozcaada oldu. 2 bilemedin 3 gün kamp yaparız diye düşünürken Çanakkale bizi o hırçın rüzgarı ve yağmuru ile karşıladı. Bildiğin soğuktu yani. Baktık tat vermeyecek Ayvalık'a kaçtık. Fırtına peşimizden geldi. Ayvalık'a kadar gelmişken tost yiyelim dedik. Bir mekanda ekmek arası ketçabı bize 15 Tl'den kitlediler. İçinde hiç bir şey olmayan Ayvalık Tostu. Ey Allah'ım ne zaman gerçek insanlar olacağız biz. Tek dertleri insanları soymak. 

                             bozcaada ile ilgili görsel sonucu

Yola devam etme kararı alınca daha önce gittiğimiz ve çok ama çok sevdiğimiz Sığacık'a sığınalım dedik. 4 Elementes pansiyon sahibi Ayla Ablayı arayarak hemen yerlerimizi ayarladık ve hiç düşünmeden Sessiz Şehir Sığacık'a ışınlandık. Harika sokakları, her tür eğlenceye ev sahipliği yapan Kaleiçi yine bizi kendine hayran bıraktı. 2 geceyi oda kahvaltı 600 tl ye burada geçirdik. Akarca plajında denize girdik. Ancak deniz suyu soğuktan öte soğuktu. Donduk. Yine de yüzdük :))

                             akarca plajı ile ilgili görsel sonucu

Sığacık'tan sonra İzmir'e gelmişken görmeden olmaz diyerek Şirince'ye çıktık. Ancak herkes bizim gibi düşünmüş olacak ki adım atacak yer kalmamıştı. Zevk almaktan ziyade bir an önce bitse de gitsek kafasındaydık. 

Bir sonraki güzergahımız Didim oldu. Ben çok merak ediyordum Didim'i. Hep arkadaşlarımdan çok güzel denizi var diye duyuyordum. Gittik. Didim pek hayal ettiğim gibi çıkmadı açıkçası. Deniz güzel ama çok kalabalık. Her yer insan. Çok pahalı bir de. Neye el atsan ederinin bir kaç katı para. Yazık. Yerli turist kimsenin umurunda değil. Kendi ülkemizi kendimiz gezemiyoruz maalesef.

                         Ä°lgili resim

2 gün Didim'de kaldıktan sonra asıl hedefimiz olan Marmaris Turunç'a doğru yola çıktık. Akyaka'da durduk. Bir kaç saat Azmak Nehri kıyısında gezdik. Yemek yedik. İlk fırsatta çadırı sırtlanıp gitmek istediğim yer olarak not defterimin başına yerleştirdim. Ortamına, suyuna bayıldım.

                                 

Ve Marmaris Turunç. Asıl hedef. 4 gün için bir ev tutmuştuk. Günlüğü 275 Tl. Ev temiz ve rahattı. Denize yakındı. Rahat rahat kaldık.

Turunç çok sakin bir yer. Kafa dinlemek istiyorsanız tercih etmelisiniz. Eğlenmek gibi bir hayaliniz varsa Marmaris dururken Turunç asla bir tercih olamaz. Mesela ben bir daha gitmem. Sadece belki çok yaşlandığımda kafam ses kaldırmadı zamanlarda olabilir. Deniz fena değil. Küçük bir alanda halk plajı var. Her zaman yer bulabilirsiniz. Deniz suyu güzel. Turunç tamamen İngiliz ve Rus turist ağırlıklı bir kasaba. Her şey ateş pahası. Fındık lahmacundan bir tık büyük lahmacun fiyatı 12 Tl. Yuhh gerçekten adam söğüşlemekten başka bir şey değil.  Allah'tan migros vardı da kendimiz aldık, pişirdik yedik. Yoksa sadece yemeğe servet bırakırsın oralarda. Ama bazı balık restorantlarında makul fiyatlar vardı. Onu da belirteyim. Sadece iyi gezmek ve keşfetmek gerekiyor. 

marmaris turunç ile ilgili görsel sonucu

Ve benim en görmek istediğim Marmaris. Tek kelimeyle anlatacağım size. BAYILDIM. İlk fırsatta tekrar gideceğim. Ve dibine kadar tadını çıkaracağım. Yaptığımız tekne turu ile gittiğimiz koylar, Barlar Sokağı aklımda kaldı. 

                               Ä°lgili resim


4 gün ardından dönüş yoluna düştük. Oraya kadar gitmişken Salda Gölü'nü görmeden olmaz diyerek rotayı Burdur'a çevirdik. Salda anlatıldığı kadar varmış. Bayıldık. 1 gece kamp yamaya karar vererek kurduk çadırları. Enfes kumsalı, turkuaz suları, pırıl pırıl havası ile çok güzeldi. Ancak keşfedilmiş olmasının gazabını yaşıyor Salda. Her yer insan. Her kapı para. Nereye adım atsan para istiyorlar. Düğün fotoğrafçıları, instagram fotoğrafçıları Allahım böyle bir kalabalık olamaz. Umarım her şeyin bokunu çıkarmakta üstümüze olmayan bizler bu cenneti el birliği ile yok etmeyiz.

                                   

Kamp sonrasında Isparta Lavanta Bahçelerine geçtik. Orası da pek farklı değildi. İnsan, insan ve insan. Tur arabaları, otobüsler dolusu insan. Bir daha gitmem sanırım. Allah'tan biz köy kahvesinde oturan abilere sorup tur arabalarının kullanmadığı bir güzergah olduğunu öğrendik ve alternatif yoldan pek sıkıntı yaşamadan pekte kalabalık olmayan bir köşesine girdik. Güzeldi. Tüm bahçeler fotoğraf çekilme alanları oluşturmuş. İnstagramdan ekmek yiyenler listesinde 1 numara olabilirler :))

        lavanta bahçesi ile ilgili görsel sonucu

Ve son durak Uşak Ulubey Kanyonu. Dünyanın 2. büyük kanyonu biliyor musunuz? Etrafımdaki hiç kimse burayı daha önce duymamış, görmemiş. Halbuki Amerika sineması Grand Canyon'u bize nasıl pazarlıyor. Ulan Dünyanın 2. si bizdeymiş, kimsenin haberi yok. Ne üzücü.

                                uÅŸak kanyon ile ilgili görsel sonucu

Arada çok güzel başka başka köyler görmedik değil. Ama plan dahilinde olmayıp, geçerken görüp aman ne güzel dediğimiz bir yer de Işıklı Göl oldu.Denizli'nin Çivril ilçesine bağlı göl muhteşem görseli ile bizi kendisine aşık etti. Umarım kimse keşfetmez.


ışıklı göl ile ilgili görsel sonucu

31 Temmuz 2019 Çarşamba

ÖZLEDİNİZ Mİ BENİ?

beni özlediniz mi ile ilgili görsel sonucu

Pazartesi itibariyle tatil bitiyor..
Yeni yazılar, tatil önerileri, harika fotoğraflar ile sizlerle olacağım...
Az kaldı...
Loading......................

4 Temmuz 2019 Perşembe

SEYİR DEFTERİ / OYLAT MAĞARASI

Size desem ki 41 yaşıma kadar bu kadar güzel bir yer görmedim ben...
İnanır mısınız bilemiyorum...
Oylat Mağarası...
İlk defa gittim, tek kelime ile anlat deseler İNANILMAZ derim.


Mağara kayalık bir dağcığın içinde ilk başta asla aklınıza gelemeyecek bir muhteşemlikle saklanmış. 7,5 TL giriş ücreti ödeyerek girdiğiniz mağara tabanından 750 metre yukarıya doğru tırmanıyorsunuz. Loş ışıklı ve merdivenlerden yapılmış olan güzergah başta gözünüzü korkutsa da sağa sola bakarken aldığınız haz sizi sonuna kadar gitmek konusunda motive ediyor.


Mağara içerisinde fotoğraf çekmek yasaktır uyarıları var. O sebeple ben hiç fotoğraf çekmedim. Ancak Google'da Oylat Mağarası diye arama yaptığınızda herkesin fotoğraf çektiğini ve paylaştığını gördüm. O sebeple görseller Google'dan alınma...


Gezmeyi ve doğayı çok seven eşim sayesinde Türkiye'nin pek çok şehrini, dağını, bayırını görme şansım oldu. Şimdiye kadar ahh ulan burası ne kadar büyüleyici dediğim ilk yer Peri Bacaları olmuştu. Oylat Mağarası'nın içine girince hayatımın bundan sonrasını mağara keşiflerinde geçirmeyi isteyecek kadar etkilendiğimi söyleyebilirim. O renkler, sarkıt ve dikitlerin oluşturduğu muhteşem şekiller, yarasa sesleri, su damlaları, her köşesinde Allah'ın sen nelere kadirsin dedirten güzellikler. 



Bursa İnegöl'den 24 km uzaklıkta yer alan Oylat ulaşımı kolay ve sizi sürprizlerle karşılayan bir cennet köşesi. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın. Düşmezse de düşmesi için bir sebep yaratın. Haa bir de şelale var ki sormayın onu da daha sonra yazacağım size. Orada bana ait fotoğraflar var :))

  

İşte bu son fotoğraf bize ait. Eşim, ben ve misafirlerimiz. Mağara girişinde gölgelerimizi farkedince şımardık biraz. Nasıl olmuş?


13 Haziran 2019 Perşembe

SİZİN SOKAKLARDA DA KİRPİ VAR MI?

Akşam apartman komşularımızla bahçede oturuyorduk. Çocukların yatma saati gelip el ayak çekilince bahçede bazı yerlerden hışırtılar gelmeye başladı. Önce ne olduğunu anlamadık ama bir baktık ki kirpiler var bahçede. Önce biri sonra diğeri sonra bir diğeri. Seri halde bahçeden bir oraya bir buraya gezinmeye başladılar. 

kirpiler neden çoğaldı ile ilgili görsel sonucu

Zaten bir kaç yıldır şehirdeki kirpi popülasyonundaki artış dikkatimi çekmeye başlamıştı. Uzun yolculuklar esnasında maalesef ki yollarda sürekli ezilmiş kirpi ölüleri görmeye başladık. Sanki şimdiye kadar saklanmışlar da birden şehre göçmüşler gibi.

Konuyu internette araştırayım dedim. 2017 yılına ait bir haber gördüm. İstanbul Veterinerler Odası Başkanı o dönemde şu açıklamayı yapmış; 

“Kirpiler, hızlı yapılaşma, inşaatların yarattığı titreşimler nedeniyle yeni yaşam alanı arayışına girdi. Kirpiler, küçük başlı hayvanlar olduklarından yer kabuğundaki titreşimleri hissederler. Depremler de yaşam alanlarından çıkmalarına bir sebep olabilir. Kirpiler adapte olmakta zorlanan canlılardır. Yeşil alan yok edildikçe soyları tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Normalde bahçelerimizde, ormanlarda görmemiz gereken kirpileri sokaklarda görmemizin sebebi bu.”

Sokaklara bırakılan kedi mamaları da onların yeni besin kaynakları olmuş. Artık her yerde daha önce karşılaşmadığımız hayvan kardeşlerle karşılaşacağız gibi görünüyor. 

Sevimliler ama keşke kendi yaşam alanlarında mutlu mutlu yaşamaya devam edebilseler. Dünyanın sadece bize ait olmadığını ne zaman öğreneceğiz bakalım.

10 Haziran 2019 Pazartesi

ÖNERİLERİMİ CİDDİYE ALIN :))


SİZE SAYFA ÖNERİM VAR.


Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği facebook üzerinden büyük bir zevkle takip ettiğim sayfaların başında geliyor. Sürekli babaannelerimizin zamanında kullandıkları takvimden paylaşımlar yapıyor. Eski zamanların tamamen tecrübeye dayalı takvimlerinin hiç şaşmadığını görmek beni oldukça şaşırtıyor. Sizlerde doğaya meraklıysanız bu takvimi hayatınıza katmalısınız. İnanın meteorolojiden daha doğru sonuçlar veriyor :))

MÜZİK ÖNERİM VAR

Volkan Konak: Dalya - CD

Sesini, kendisini çok sevdiğim Volkan Konak müzikte 30.yılını kutluyor. Albümü ilk dinlediğimde bu mu yani dedim, fakat dinledikçe, sözlere kulak verdikçe vazgeçemez oldum. TIK TIK dinleyin bakalım sevecek misiniz?

KAMP ÖNERİM VAR

Ä°lgili resim

Yalova Teşvikiye Kent Ormanından bir tık uzakta pek fazla insanın bilmediği, instagram kamp sayfaları sayesinde dikkat çekmeye başlayan, özellikle İstanbul, Kocaeli ve Bursa'dan gelen gençlerin kamp alanı olarak tercih ettikleri bir alan Dipsiz Göl. Küçük ama oldukça doğal, sessiz, insanı yormayan bir mekan. Akşamları bütün çadır dostları bir araya gelerek, canlı müzik yapıyorlar, Birlikte oyunlar oynuyorlar. Yardımlaşma hat safhada. Güvenle kamp yapılabilecek bir mekan. Tek sıkıntı tuvalet yok...Etrafında her hangi bir tesis yok. Suyunuzu, nevalenizi yanınıza almalısınız. 

SAĞLIK ÖNERİM VAR

                                     DÄ°Åž TAÅžI TEMÄ°ZLİĞİ ile ilgili görsel sonucu

Ağız ve diş sağlığına önem veren biri olmama rağmen diş lekelerimden ve diş taşlarından muzdarip biriyimdir. Düzenli olarak dişlerimi temizletirim. Bayram sonrası hatta bu yazıyı yazmaya başlamadan hemen önce dişlerimi temizlettim. Sağolsun doktor bey hiç canımı acıtmadan dişlerimi temizledi. Hatta sonrasında yaşanan sızıdan bile eser yok. Rahatlıkla suyumu içip, çayımı yudumlayabiliyorum. Bu arada doktor beye sordum, yanlış fırçalama, sigara,çay/kahve ve asitli içecekler ve hatta asidik meyveler dişlerimizin düşmanıymış. Mümkünse manuel fırça değil pilli fırçalardan kullanın dedi. Aklınızda bulunsun...

TELEFON UYGULAMASI ÖNERİM VAR

                              SU İÇME HATIRLATICI ile ilgili görsel sonucu

Su içmekle ilgili problemim olmadığını sanıyordum. Ancak cildim pul pul olmaya başlayınca doktorum su içmiyor musun? dedi. İçiyorum desem de az içiyormuşum. Bende bana su iç desin diye bir program indirdim telefonuma sürekli bana su iç su iç deyip duruyor. Sayesinde günlük su tüketimim arttı. Deneyebilirsiniz.





31 Mayıs 2019 Cuma

KENDİMİ MİMLETTİRDİM :))

Blog dünyasının en güzel tarafı hiç tanımadığın ama tanımış kadar olduğun dostlar edinmek...

Her sabah sayfalar arasında gezerken blogger dostlarıma uğruyorum önce. Kim ne yapmış, ne yazmış. İnstagrama rağmen blog yazmaya devam eden kıymetli insanlar seviyorum sizi.

Blogger dostlardan BEYAZ YAKALI sayfasında bir MİM etkinliği yayınlamıştı ben de kendi kendimi espirili bir yorum bırakarak mimletmiştim. İşte sorular ve benden cevaplar.

1 - Yaz mı? Kış mı?

Ayy beni tanıyan herkes güneşte yaşamak istediğimi bilir. O derece sıcağı severim. Denizi kumu güneşi severim. Dondurmayı severim. Tatili severim. Üşümemeyi severim. Net olmuşumdur umarım :))

2 - Hayalindeki tatil neresi, neden?

Tatil demek deniz demek benim için. Denizden keyif alabileceğim her yeri sevebilirim. Ama hayallerin sınırı elbette yok.
                        filipinler ile ilgili görsel sonucu

Bu aralar en çok dikkatimi çeken ülke Filipinler.

3 - Tatil hakkında en büyük beklentin nedir?

Bütün bir yıl çalışıyoruz ve karşılığında beklentim hiç kasılmadan hiç bir şey yapmadan dinlenmek.

4 - Sınırsız bir bütçe, sınırsız bir yol masraf hakkı olsaydı elinde ...Bunu nasıl kullanırdın?

ACUN FİRARDA :))

5 - Unutamadığınız bir tatil anınız var mı?

Olmaz mı? Bir sene tatil için Karadeniz'i tercih etmiştik. Karadenizli olmam sebebiyle. Hem memleketi görürüz hem de denize gireriz diye. 1 hafta boyunca yağmurdan, soğuktan kafamızı dışarı çıkaramadan geri dönmüştük.

6 - Yazın yapmaktan en çok zevk aldığınız aktivite nedir?

Bir kaç senedir eşimle baş başa kamp yapmayı seviyoruz. Küçük bir çadır, uyku tulumları ve sınırsız özgürlük hissi. Gerçekten çok keyifli oluyor. Hepinize tavsiye ederim.

*****************************

HEPİNİZE İYİ BAYRAMLAR DİLERİM ŞİMDİDEN. BAYRAMDAN SONRA DAĞITMAK İÇİN BOL BOL ŞEKER TOPLAYIN. SEVGİYLE KALIN


29 Mayıs 2019 Çarşamba

NOSTALJİ YAPALIM MI? BEYAZ BALİNA AYDIN

      balina aydın ile ilgili görsel sonucu

1992 yılında ben daha 14 yaşındayken Sinop Gerze'de beyaz bir balina görüldü. Hepimizin haberi duyduğumuzdaki şaşkınlığını bugün bile çok net hatırlıyorum. Karadeniz'de hamsi dışında balık tanımayan millet beyaz bir balinadan bahseder olmuştu. 

Açıkta balıkçılar tarafından fark edilen önce korku sonra sempati yaratan balinaya yüzündeki gülümser ifadesi sebebiyle dönemin down sendromlu ve balıkçıların sevdiği Aydın ismindeki bir engelli vatandaşımızın ismi vermişlerdi. Ve Balina Aydın önce Gerze'nin ve Sinop'un ardından tüm Türkiye'nin sevgilisi olmuştu. Hatırlıyorum babam kardeşim ve beni sahile götürmüştü balina görmeye. İskele nasıl kalabalık mümkün değil insanları geçip denizi görebilelim. Allah'tan yedi düvelden balıkçı olan amcam ve tüm balıkçıları tanıyan babam sayesinde bir balıkçı teknesine bindik. Denizin ortasında tüm sevimliliği ile Aydın göründü. Balıkçılar ona minik balıklar atarak tekneye yaklaştırdılar. O kafasını sudan çıkardı ve işte o an ben onun kafasına dokundum :)) Korkmadım. Sanki evcil bir kedi gibi sıcak kanlıydı. 

Şimdi 41 yaşında kocaman bir kadın olarak bugün internette eski Sinop fotoğraflarına bakarken karşıma çıktı Aydın. O zamanlar sosyal medya hatta internet diye bir şey olmadığından ve herkeste fotoğraf makinesi bulunmadığından o an ölümsüzleştirilemedi. Ama ben hiç unutmadım. 

Ahh çocukluğum ne kadar sürprizli ve güzeldi.

Ä°lgili resim

23 Mayıs 2019 Perşembe

ÇİRİŞ OTU İLE TANIŞTIM

                             Ã§iriÅŸ otu ile ilgili görsel sonucu

Geçen hafta pazarda dolaşırken hep gördüğüm ama ne olduğunu bilmediğim bu arkadaşa bir şans vermek istedim. Tezgaha yanaştım ve usulca sordum.

- bu arkadaşın adı ne? 
-Çiriş abla
-Hımm nasıl pişiriliyor acaba?
-ıspanak gibi..ıspanağa ne yapıyorsan buna da onu yapabilirsin
-ver ordan 1 kg çiriş



 Ã§iriÅŸ otu ile ilgili görsel sonucu

Türkiye'de hemen hemen her yörede yetişiyormuş. Sağlık için oldukça faydalı.Şimdiye kadar mutfağımda yer vermediğim için çok üzgünüm. Bu akşam pazara gittiğimde hem pişirmelik hem de buzluk için almak istiyorum. Ancak sanırım bitmek üzereymiş. :((

Nasıl yaptın derseniz. 1 soğanı kavurdum. Üzerine acı biber salçası, ve iyice yıkayıp toprağından arındırdığım çiriş otunu doğrayarak ekledim. Bir kaç tur çevirdim ateşte. Üzerine biraz pirinç, tuz, karabiber göz kararı çok az su. Kısık ateşte pişirdim. Üzerine yoğurtla servis ettim. Şimdi de böreğini yapmayı deneyeceğim. Onu da sizlerle paylaşırım.

Çiriş nasıl temizleniyor derseniz kök kısmında zarımsı bir bölüm var. Onu soyduğunuzda tane tane ayrılıyor birbirinden. Ben sirkeli suda beklettim, sonuçta kök bitki ve oldukça kum çıktı içinden.

Denerseniz ya da farklı tarifleriniz varsa benimle paylaşırsanız sevinirim. Sevgiler, hayırlı iftarlar.

22 Mayıs 2019 Çarşamba

RAMAZANDA TARİF VERMEDEN OLMAZ

Offf her evden mis gibi kokuların mahalleye dağıldığı aydayız. Ramazanda noluyorsa hepimize bir ekstra hamaratlık çöküyor :))

Dün akşam oğlum anne canım pizza istiyor deyince hızlı ve pratik bir çözüm buldum. Valla biz çok sevdik umarım sizlerde seversiniz.


Bir ramazan pidesini alıyoruz. Üzerine biraz tereyağ sürüyoruz. Bol sucuk, bol kaşar ve 2 dilim hindi füme koyuyoruz. Fırına atıyoruz.

Sonrası siyah beyaz film gibi biraz :))



21 Mayıs 2019 Salı

2015 YILINDAN BUGÜNE FİKRİM AYNI



Yanında olmayan insanlar için
Sıkma canını
Bir insan gerçekten isterse,yanında olmanın bir yolunu elbet bulur
Ve unutma; bahaneler sadece uzak kalmayı tercih edenler içindir.

*************************************************************

Facebook anılar kısmında gördüm bu paylaşımımı. 2015 yılında yazmışım. Görselde sözlerde bana ait. Sene 2019 hala aynı duygu ve düşüncedeyim.

Bu arada sizi seviyorum..
Hayırlı Ramazanlar...

14 Mayıs 2019 Salı

SABAH ŞARKISI OLSUN MU?


Fikrim Yok


Nesinden tutsam dünyanın kopmuş gidiyor
Güzel gün görmeye canım vadem yetmiyor
Bahçeler içinde canım ezerler narı
Yandım yetmiyor
Sen o nardan dinle ah ile zarı
Bir yar sevdim baş üstüne
Ah ile zarı
Yağmur yağar taş üstüne
Evvel benim gel üstüme
Sensiz gün doğsa gölgem yok
Yağmur yağar gül üstüne
Huy benim değil mi tanrım güzel sevmeli
Ahirim varmış fikrim yok
Hem güzel sevmeli canım hem dert çekmeli
Sensiz gün doğsa gölgem yok
Derdim yetmiyor
Yağmur yağar taş üstüne
Bir yar sevdim baş üstüne
Ahirim varmış fikrim yok
Yağmur yağar gül üstüne
Evvel benim gel üstüme

Hüsnü ARKAN

DOĞADA GÜL ile ilgili görsel sonucu

Şarkı için resmin üzerine TIK TIK