13 Kasım 2017 Pazartesi

BU ARALAR BEN

Yine bir "Bu Aralar Ben" postu ile karşınızdayım :))
Biliyorum büyük merakla son bir aydır neler yaptığımı merak ediyorsunuz...Panik yok..Tek tek anlatacağım :) ( megaloman oldum ya ben )

BU ARALAR EN ÇOK KORKTUĞUM OLAY:

                     fake hesap ile ilgili görsel sonucu

Sanki bir popstar ya da Türkiye'de büyük bir kitlesi olan biriymişim gibi benim instagram hesabımı kopyalamışlar. Resmimi almışlar, arkadaşlarıma arkadaşlık yollamışlar, DM atmışlar. Allahtan bir tarzım var da kime yazdıysa olmamış. Çünkü beni tanıyan herkes bilir ki ben sıradan iletişim kurmam. Genelde herkesin bir lakabı vardır bende ve çoğunlukla kendi taktığım isimlerle konuşurum arkadaşlarımla.

Ancak bu olay şöyle bir durumu farketmeme sebep oldu. Kendimizi gerçekten fazla önemsiyoruz. Resimlerimiz, hayatlarımız kimin umurunda ki aslında . Paylaşıp beğenilmeyi bekliyoruz. Kendimizi, çocuklarımızı, ailemizi her şeyimizi paylaşıp duruyoruz. Artık sosyal medya hesaplarımda kendi resimlerim yok. Daha temkinliyim. Başka yolu yok...

BU ARALAR EN ÇOK DİNLEDİĞİM ALBÜM:

erol evgin altın düetler ile ilgili görsel sonucu

Büyük bir keyifle dinliyorum valla. Bütün şarkılar harika. Hepinize tavsiye ederim.

Bir de Müslüm Gürses'in Nilüfer diye bir şarkısı var. Ona takıldım kaldım. Gerçekten efsane olmuş. Bi bakın bakalım.

BU ARALAR OKUDUĞUM KİTAP:

                                         FELSEFENİN 14 ile ilgili görsel sonucu

Felsefe seviyorsanız harika bir başlangıç kitabı olabilir. Oldukça espirili bir dille felsefenin önemli kuramcılarını ve onların kuramlarını anlatıyor. Çaktırmadan çok şey öğreniyor insan.

İZLEDİĞİM SON FİLM:

                                          İlgili resim

Abi çok güldüm...Öyle çok güldüm ki anlatamam. Sanırım ben gerçekten bir İbo hayranıyım. Adamın espirilerine çok gülüyorum. Hepinize tavsiye ederim. İnternete düşsün, televizyonda yayınlansın diye beklemeyin. Gidin güle güle izleyin.


7 Kasım 2017 Salı

CİNAYETTTTTTTTTTTTTTTTTTT

"Oğlunu öldürdüm gel al"

Sabah bu cümleyle başladım güne. Adamın biri ( adam demek gelmiyor aslında içimden ) kendisinden boşanmak isteyen karısına kızıp bir kaç kez 9 yaşında ki oğlunu öldürmekle tehdit etmiş. Hatta daha önce yanına aldığı bir gece evde hava alınacak her yeri kapatıp, doğal gazı açmış, çocuğunu öldürmeye kalkmış ve sanki iyi bir halt etmiş gibi bunu kameraya çekip karısına göndermiş.

Kadın 2 aydır çocuğu göndermiyormuş sözde babaya. Adam savcılığa başvurmuş. Oğlumu özledim demiş. Savcı da al çocuğunu görmek hakkındır demiş. ( haber doğruysa eğer ) Sonra da adam çocuğu bıçaklayarak öldürmüş. Komşular haberlerde diyorlardı ki çocuğun çığlıklarını duyduk hepimiz. ( hiç biri koşup gitmemiş mi )

Söylenecek söz, yazacak kelime yok aslında. Bu kadar cani olmayı ne zaman başardık biz. 

                                çocuğunu öldüren baba ile ilgili görsel sonucu

Ah yavrum daha 9 yaşında bunları yaşadığın için üzgünüm. Üzgünüm insan olamadığımız için. Üzgünüm yüzünü güldüremediğimiz için. Üzgünüm bir anlamı varsa eğer...

2 Kasım 2017 Perşembe

ÇAY MI KAHVE Mİ ?


Hiç derdim yokmuş gibi sabah sabah çayı mı kahveyi mi daha çok sevdiğimi düşündüm. 
Mesela ben çaysız bir kahvaltı düşünemeyenlerdenim. 
Çay yoksa o kahvaltının keyfi de olmaz benim için. Ama öyle çocuk çayı gibi bakınca İstanbulu göreceğin çaylardan değil. Tavşan kanı. Kırmızı. Miss.

Ama bir eş dost geldiği zaman aklıma çaydan önce kahve yapmak düşer.
Muhabbeti tatlandırmak için Türk Kahvesinin üstüne bir şey tanımam.

Dışarıya gitmişsek, bir şey içmem gerekirse çay tercih ederim. Ama muhabbet koyulaşacaksa mutlaka bir kahve desteği isterim. Ama nescafe ya da makine kahvesi değil. İlla kısık ateşte iyi pişmiş köpüklü sade Türk Kahvesi.

Adım başı karşımıza çıkan kahve mekanlarını da sevmediğimi söylemeden edemeyeceğim. Adını bile söylemekte zorlandığım bin bir çeşit kahve arasından seçim yapmaya çalışırken kendimi sınava girmiş bir öğrenci gibi hissediyorum.

Peki siz de durum nedir? Bir araya gelsek çay mı içeceksiniz kahve mi?




30 Ekim 2017 Pazartesi

CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN

Cumhuriyet Bayramı gerçek coşkuyu hakeden bayramlarımızın başında gelir.
Ülkemizin doğum günü, varlığımızın sebebi, bugünümüzün geleceğimizin garantisi Cumhuriyetin temelinin atıldığı gün.
Biz de içimizde ki vatan aşkı, ata aşkı ile attık kendimizi sokaklara. Önce fener alayına ardından da meydanda Leman Sam konserine katıldık.




YAŞASIN CUMHURİYET.
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.

24 Ekim 2017 Salı

ESKİLERDE NELER VAR :))

Blogger Anneler sayfası 2012 de benimle röportaj yapmış :)

Googlede kendimi ararken buldum.
LİNK: http://blogger-anneler.blogspot.com.tr/2012/03/roportaj-sevdadan-karakalem-yazlar.html

Röportaj: Sevdadan Karakalem Yazılar




Bize kendinizi biraz tanıtır mısınız?
Ben Sevda Ünlü.24 Mart 1978 yılında Ordu/Akkuş’ta doğmuşum. Ordu ile ilişkim sadece nüfus kağıdı üzerinde kalmış. 3 yaşında yerleştiğimiz Sinop,  çocukluk ve ilk gençlik anılarımın tümünü kapsar.Hemşire olarak 1996 yılından bu yana devlet Memuru olarak görev yapıyorum.Yalova’da yaşıyorum.İki oğlum,öğretmen bir eşim var:=)

Blog hayatınız nasıl başladı?
Blog hayatım can dostum  Necla Şölen sayesinde başladı. Onun kızı için açtığı blog sayfasını görünce bende oguzveozan.blogcu İle bu yolculuğa başladım. Ancak amacına uygun kullanamadım blogu. Daha sonra Necla ile moda yazıları yazmaya çalıştığımız Modalissa.blogcu geldi.1 yıl kadar burada yazmaca oynadıktan sonra vazgeçtik.(çünkü ben modadan hiiiç anlamam) Birkaç aydır da en sevdiğim şey olan yazı yazmacalarımı paylaştığım blogum ile aranızdayım.


Blogunuzun içeriğinden bahseder misiniz?
Blog sayfamda şiirler, sevdiğim yazılar var.Kendim kaleme aldığım şiir,masal,anı denemelerimi de paylaşıyorum. Ancak henüz çok yeni olduğundan tam da şekillenmiş değil.

Hangi sıklıkla post yayınlıyorsunuz?
Hafta içi her gün yazmışım:=)) belli bir planım yok aslında…

İzleyicilerinizin yorumlarına tek tek cevap yazar mısınız?
Şimdilik çok fazla yorum almıyorum..Gelenleride mutlaka cevaplıyorum, hatta çocuk gibi heyecanlanıyorum.

Sizi izleyen takipçilerinizi siz de izler misiniz?
Evet tüm izleyicilerim peşindeyim:=))

İzlediğiniz bloglarda neler ilginizi çekiyor, nelerden hoşlanmıyorsunuz?
Yaşanmış hikayeler, şiirler, espirili yazılar, kendine has yazabilenler, kimseye benzemeyenler, muhalif olanlar

Beğenerek takip ettiğiniz 3 blog desek...

* Neclasolen
* Siyah kuğu
* Edebi mevzular

Son olarak blogumuzla ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Annelerin bir araya gelmesi muhteşem bir fikir olmuş bence. Tanışmak,desteklemek için güzel bir platform olmuş. Ellerinize, emeğinize sağlık…(Açılay ses tonu kullandım burada):=))
Kolay gelsin…

Sevda'nın Blogu BURADA
RÖportajı yapan Fotoğrafik Hatıralar / Ülkü

17 Ekim 2017 Salı

BEDEN OLUMLAMA HAREKETİ

                            vücut olumlama hareketi ile ilgili görsel sonucu

Medyanın ve markaların pompaladığı "ideal beden" ve "güzellik" algılarını sorgulayarak bu tanımların dışında kalan herkese ilham olan akım BEDEN OLUMLAMA HAREKETİ.


Dün instagramda gezerken Tuba Ünsal'ın bir paylaşımı çok hoşuma gitti. Demiş ki: 
                                       "Olduğum gibi güzelim Tanrı hata yapmaz"

Fiziksel veya ruhsal olarak kendi hayatınızı idame ettiremeyecek bir sorun varsa elbette tıbbi olarak destek almakta fayda var. Ne olursa olsun önceliğimiz her zaman sağlık. Ancak gazetelerin, instagramın, facebookun, televizyonların bizlere dayattığı sıfır beden kadınlar olmak zorunda değiliz.

Olduğumuz gibi güzeliz. Farklıyız. Farklılıklarımızla daha güzeliz. 

Özellikle ergenlik çağındaki çocuklarınıza lütfen kendilerini sevmeyi ve başka insanları kalıplara sokmadan değer verebilmeyi öğretelim. İnsanları saç renkleri, ten renkleri, boyları, kiloları ile değerlendirmeden sevebilelim.

Unutmamak lazım. Hepimiz insanız ve insan olmak yeterince güzel zaten. Ellerimiz, gözlerimiz,ayaklarımız, çalışan bir beynimiz olduktan sonrası tırı vırı :))




9 Ekim 2017 Pazartesi

BU ARALAR BEN

Sanırım benim blog sayfam için bu aralar ben paylaşımları klasik olacak.
Sizlerle son dönemde sevdiğim, izlediğim, okuduğum,güldüğüm şeyleri paylaşmak hoşuma gidiyor.

BU ARALAR DİNLEDİĞİM ALBÜM:

                           MANUŞ BABA ile ilgili görsel sonucu

Resmin üzerine tıklarsanız youtube üzerinden bu muhteşem adamın muhteşem sesine ve albümüne ulaşabilirsiniz. Şimdiye kadar adını sıkça duyup dinlememiş olmam ise büyük bir kayıp. Artık bir başucu müzisyenidir kendisi.


BU ARALAR OKUDUĞUM KİTAP:

                                  evlilik oyunu sinan akyüz ile ilgili görsel sonucu

Arkadaşıma bana bir kitap ver kafamı yormadan eğlenerek okuyabileyim dedim. O da Sinan Akyüz'ün bu kitabını verdi bana. Eğlenceli mi? Sevdim mi? Sanırım hayır. Sanki otursam beş dakikada bunun gibi bir hikayeyi kaleme alabilirmişim gibi bir his uyandırdı bende. Ama sonuçta Sinan Akyüz. Tamamen tercih sizde araştırın internette belki siz seversiniz.


BU ARALAR EN SEVDİĞİM FİLM:

                                KÜÇÜK ESNAF ile ilgili görsel sonucu

Geçen hafta Tv8'de yayınlandığını görünce takılıp kaldık filme. Daha önce bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine izlemiştim bu filmi ama demek ki tamda kafa yormamışım o zaman. Evde sessiz sakin, elimizde kahve, üzerimizde battaniye eşiliğinde ailece izleyince oldukça güldürdü bizi. İbrahim Büyükak'ın yarattığı Berhüü :)) tiplemesi bizi çok güldürdü. Bazı sahnelerde yüksek sesle kahkaha bile attık :))

BU ARALAR GİTTİĞİM GEZDİĞİM YER:

                            İlgili resim

Hafta sonu Bursa'daydım. Hava berbattı. Hem yağmur hem de soğuk olunca kendimizi yeni açılan Suryapı Marka AVM'de bulduk. Devasa büyüklükteki AVM herkese hitap ediyor. Elbette biz hastası olduğumuz Decathlon Mağzasına girmeden duramadık. Sporla ilgileniyorsanız mutlaka ve mutlaka gezmelisiniz. İçeride bambaşka bir dünya sizi bekliyor. Bu mağazada en sevdiğim şey ise her her spor branşı için ayrı bir bölüm bulunması. Her şeyin içinde aradığınızı bulmak için boğuşmanıza gerek olmuyor. Mesela basketbolla ilgili bir şeye ihtiyacınız varsa o bölüme gidiyorsunuz ayakkabıdan formaya her şeyi o alanda bulabiliyorsunuz. Şiddetle tavsiye ederim.


BU ARALAR İLGİMİ ÇEKEN ŞEYLER:

               .

Uzun kış gecelerinde eşe dosta ev hediyesi Atatürk portresi işleyeceğim. Bitince sizlerle paylaşırım.

Sevgiyle kalın...




27 Eylül 2017 Çarşamba

#KızGibi

Merhaba güzel yurdumun güzel insanları.
Biliyor musunuz Türkiye'de her 10 genç kızdan 6'sı başarısız olmaktan korktuğu için yeni bir şeyler denemekten çekiniyormuş. Oysa denemek yanılmak öğrenmek ve tekrar denemek diye bir şey var.
#Kızgibi etiketi ile yapacağınız her paylaşım için Orkid TEGV'e sizin adınıza bağış yapacak. 

                                     İlgili resim

                                                 İşte size kendi #kızgibi hikayem:

Ben Sağlık Meslek Lisesi mezunuyum. Küçük bir Anadolu şehrinde belli imkansızlıklar içinde okuldan mezun oldum. İlk atamam yine aynı şehrin bir köy sağlık evine yapıldı. Henüz reşit olmamıştım. Mahkemeye çıktım. Kaza-i rüşt kararı ile maaş alabilmeme karar verildi. Henüz maaşımı alabilecek yaşta değilken bir köy sağlık evi bana emanet edilmişti. Her neyse;

Bir gün camdan dışarı bakıyordum. Ana yoldan dörtlüleri yakmış bir araç hızla şehre doğru gidiyordu. Hasta var herhalde diye düşünürken aynı araç hızla geri geldi ve araçtan telaşla inen adam ( daha 17 yaşında ki bana ) - ebe hanım doğum başladı, şehre yetişemeyiz dedi.
Ben nasıl heyecanlandım anlatamam size. Kadını masaya aldım, kendimi hazırladım. Okulda öğretmenimin anlattıklarını kafamda yüksek sesle tekrarlamaya başladım. Heyecan, korku ama bilgiyle o doğumu sağ salim yaptırdım. Kollarıma tosun gibi bir erkek bebek düşüverdi. Adını sen koy dediler ben de Özgür olsun dedim. 

İstediğimizde başaramayacağımız şey yok kızlar. Sadece cesur olun. Korkmayın. Okuyun. Bilgilenin. Önyargıları kırın. Kimsenin sizi engellemesine izin vermeyin. Adam gibi değil kadın gibi, kız gibi yapın. İnanın daha güzel oluyor...

25 Eylül 2017 Pazartesi

EVET HAYAT KISA


umutsuz ile ilgili görsel sonucu

Umutsuzluk hiç yakışmaz bize
Hele sessizlik hiç.
Gülümsemediğin var mıdır senin
Gülümse hadi canını yediğim.

Yüzüne düşen bin parça oluyor neden?
Kalbinde bir çığlık var duyuyorum.
Seninle aydınlanıyor benim her sabahım,
Yapma yaşam sebebim.

Oluyor mu böyle ,
Sen sus pus günler uzun.
Gözlerin şarkı söylemez olmuş,
Ses ver ister do ister la ama susma.

Ahh sevdam, içimde ki çocuk
Aynada göremedim bugün seni.
Biliyorum kaçıyorsun benden, 
Bıktın mı sen de bu debelenmeden.

Hayat kısa kuşlar uçuyor, diyor ya şair
Evet hayat kısa 
kuşlarda uçuyor.
Peki ne olacak şimdi?
                                                                           Sevda/ Yalova / 25.09.2017

NOT: Görsel link http://www.fotokritik.com/arama/umutsuz/1


21 Eylül 2017 Perşembe

O ZAMAN ŞARKI SÖYLEMEK LAZIM AVAZ AVAZZZZZZZZZZZZ


Annem çok güzel sesli bir kadındı. Geçmiş zaman kullanarak yazdım çünkü sigaradan dolayı artık annemin sesi kalmadı :(

Babam çok güzel sesli bir adamdı ve maalesef o da sigaranın azizliğine uğradı. Ancak itiraf etmeliyim hala söylese dinlersiniz yani...

Kardeşim hem sesi güzel hem de müziğe yetenekli bir insandır. Eline hangi müzik aletini alsa aklından geçen parçayı çalması bir kaç dakikasını almaz. Notalar içinden geliyor onun. Sesi de iyidir. Ortamlarda bağlaması ve türküleriyle baya hava yapmışlığı vardır.

Bu ailenin içinde ben ise o kadar yeteneksizim ki. Ve üstelik şarkı söylemeyi belki hepsinden daha çok severim. Annem ısrarla kzım seni kim dinliyor Allah aşkına falan diye takılıyor bana :)) ben de ben senin yanında detoneyim ama başka yerlerde güzel söylüyorum diyordum. Arada gitar bulunca bağlama bulunca atıyorum kendimi ortaya. Alkışlanıyorum da :))

                                                      Bence benim sesim güzel...

19 Eylül 2017 Salı

TUTSAKLIK

Çağımız ne kadar tehlikeli bir çağ farkında mısınız? 
Sadece çocuklar için ya da biz insanlar için değil, dünyanın varlığı için bile büyük tehlike. Kapitalizm ve her şeyin bir bedelinin olduğu bu devir bizleri ne kadar özgürleştirmiş gibi görünse de aslında nasıl da tutsak ediyor.

Bakın hepimiz internet sapığıyız. Bağlantı koptuğu zaman ellerimiz titriyor, o malum bildirim sesini duymadığımızda ne yapacağımızı bilemiyoruz. Fotoğraflarımızı paylaşıyor, beğenildikçe kendimizi dünya güzeli zannediyoruz. Beğenilmezse kimse bizi sevmiyor sanıyoruz. Oysa gerçek hayat böyle değil. Hep çok mutluyuz. Hep dışarıda yeyip içiyoruz. Sanki hepimiz moda sektöründe çalışıyoruz gibi hep şık hep bakımlıyız. Oysa evde dizleri iz yapmış pijamalarla gezen insanlarız. Ama bakın instagram fotoğraflarımıza hepimiz bambaşkayız.

Bu tutsaklık değildir de nedir?

Geçen gün oğlum evde isyan bayrağı açtı. Bir yıldır internet almıyoruz eve. Aboneliğimizi iptal ettirdik. Sizin yüzünüzden kitlemi kaybettim, hayranlarım artık bana ulaşamıyor dedi. 13 yaşında ve hayranları var. Allah'ım sana geliyorum. Teog teog diyordunuz onu da kaldırdılar işte internetimi bana geri verin dedi durdu.  

Bu konu aklıma nereden geldi aslında ondan bahsedeyim size. İrem Derici yoğun bakıma kaldırılmış. Zayıflamak adına vücuduna neler yaptıysa artık bedeni iflas bayrağını çekmiş. Düşünsenize harika bir sesiniz var, şarkılarınız milyonların dilinde. Herkesin bildiği birisiniz. Ama sistem size şişmansın zayıflamazsan kıymetin yok diyor. Onca başarı kesmiyor kişiyi zayıf, daha zayıf olmalıyım diyor kendi kendine. Oysa onca parayı yemeye içmeye gezmeye harcamayacaksan neden kazanıyorsun ki. 

   irem derici ile ilgili görsel sonucu

Allah kendisine şifa versin. O ayrı. Ama artık bedenlerinizi sevmeyi öğrenin. Sizin kaç beden olduğunuz değil kim olduğunuz önemli olmalı. Dayatılan sıfır beden saçmalıklarına itibar etmeyin. Şişman olmak eğer sağlığınıza ciddi bir engel teşkil etmiyorsa kendinizi sevin ve hayatın tadını çıkarın. Israrala zayıflamak istiyorsanız mutlaka bir doktor ve diyetisyen yardımı alın. 

Hiç bir dayatmanın tutsağı olmayacığımız günlere...

15 Eylül 2017 Cuma

BU ARALAR BEN

Bugün sizlere yine son günlerde dinlediğim, okuduğum , izlediğim ve eğlendiğim şeylerden bahsetmek istiyorum. Tavsiye olarak değerlendirebilir ya da beni biraz daha yakından tanıma fırsatı olarak değerlendirebilirsiniz.

Bu aralar en çok dinlediğim şarkı: Mehmet ERDEM / Bir Harmanım Bu Akşam TIK TIK

      mehmet erdem ile ilgili görsel sonucu

Fikret Kızılok'a ait olan bu nostaljik şarkı insan kaç yaşına gelirse gelsin dinleyip sevebileceği tada sahip. Hem depresif hem değil. Tıpkı benim gibi. Bir harmana savuruyor insanı.

Bu aralar okuduğum kitap: Aeden / Azra KOHEN


                             Aeden: Bir Dünya Hikayesi ile ilgili görsel sonucu

Geri dönmüyorlardı! 
Artık niye Dünya'da olduklarını biliyorlardı.
Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı.
Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu!
Nihayet anlamışlardı.
İnsan doğulmaz, insan olunurdu.
Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara...
(Tanıtım Bülteninden)

Bu aralar yediğim en güzel yemek:  Deniz Balık / Mezgit

                             İlgili resim

Tam da balık sezonu başlamışken açılış yapmadan olmazdı. En sevdiğimiz mekanlardan olan Deniz Balık bize harika bir ziyafet sundu. Valla balıklardan sonra parmaklarımı yememek için zor tuttum kendimi. Balığın tam zamanı.

Bu aralar izlediğim en güzel film: AAmir Khan / DANGAL

                         dangal ile ilgili görsel sonucu

Bir baba iki kız evlat. Hayaller, gerçekler, toplusal baskılar. Ama hepsine karşı duran muhteşem bir baba. Mutlaka ailece ama ailece izlenmesi gereken muhteşem bir baş yapıt. Ezilen hor görülen kızların sadece dik duran bir aile ile neler başarabileceğinin muhteşem öyküsü. Hayran kalacaksınız.

Bu aralar en sevdiğim ve en güldüğüm şey: Enis Arıkan ve Ezgi Mola'yı instagramdan takip etmek :))