KANSER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KANSER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2025 Cuma

KADIN OLMAK / KANSER TARAMALARI / HPV AŞISI

Maalesef Dünya'nın var olduğu o ilk günden bugüne kadın olmak oldukça zor bir mesele. Ancak benim yazımın bu konunun sosyolojik, kültürel, dini sebepleri ile bir ilgisi yok. Ben naçizane bir sağlıkçı olarak sizleri uyarmaya geldim.

Sevgili dostlar;

Kanser oldukça yaygın. Her evde bir kanser hastası var desem yanılmam sanırım. Sağlıksız yaşam koşulları, stres, sigara ve alkol kullanımının abartılı olması ve sadece kadın olmak bile yeterli bir sebep. 

Kanser taramalarının bir kaçı sağlık tesislerinde ücretsiz olarak yapılabiliyor. Aile hekimlerine başvurarak taramalarınızı ücretsiz olarak yaptırabilirsiniz. Nedir bunlar derseniz, 

Rahim Ağzı Kanseri 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir

Kalın Bağırsak Kanseri 50-70 yaş arası kadın/erkek herkese 2 yılda bir

Meme Kanseri 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir yapılmakta.


Çıkan sonuçlara göre uzman hekim yönlendirmeleri yapılarak tedavi sürecinin erken başlaması sağlanmakta. 

Ve ve aslında kimsenin bilmediğini fark ettiğim bir konu da HPV Aşısı. Dünyanın pek çok ülkesinde çocukların okul aşı programı dahilinde ücretsiz yapılmasına rağmen maalesef ülkemizde ücretsiz olarak yapılamıyor. Ancak aşının faydasını göz önüne aldığımızda tüm kız ve erkek çocuklarımızın aşılanması gerekiyor. 




Aşının yapılması için en uygun yaş henüz aktif cinsel hayatın başlamadığı 9-14 yaş aralığıdır. Çünkü HPV virüsü büyük ölçüde cinsel yolla bulaşmakta ve kadınlarda rahim ağzı kanseri, erkeklerde de testis  vb. kanser türlerine sebep olmaktadır. Aşının 45 yaşa kadar yapılması önerilse de aslolan cinsel yaşam başlamadan aşılanmaktır. Lütfen burada yazdığım üç beş satır sizin için bir farkındalık sebebi olsun sizler çocuk hekiminiz, aile hekiminiz ya da güvendiğiniz bir hekim ile konuşarak ayrıntılı bilgi sahibi olun. 

Ve umalım ki bu kadar önemli bir aşı ülkemizde de çocuklarımıza ücretsiz olarak yapılsın.





23 Eylül 2019 Pazartesi

GÜLE GÜLE CANIM KARDEŞİM :(


Böyle gözlerimizin içinin güldüğü son fotoğraf bu...
Acılar içinde bile bana gülerek bıraktı son hatırasını...

Birlikte büyüdüğün birini hepi topu 23 gün içinde, daha hastalığına alışamamışken kaybetmek ne kadar zormuş.
Sonay'ı kaybettik. Lösemi dedikleri 23. günün akşamında artık dayanamadı ve gitti.

Size bu fotoğrafı anlatmak istiyorum;

Hastaneye yattığını öğrendiğimde ( kendisi bilmiyordu ama biz biliyorduk lösemi dendiğini ) duramadık buralarda. Samsun'a doğru bastık gaza. Cumartesi gecesini onula geçirecek pazar günü geri dönecektim. O gece yanında kalmak istedim. Uyuyordu. Uykusunda acı çektiği belliydi. Dayanamadım. ( sen nasıl dayandın o acılara canım kardeşim ) Uyandırdım. Gecenin üçüne kadar sohbet ettik. Eskilerden konuştuk. Çocukluğumuzdan en çok. Sonra uykum geldi dedi. Tekrar uyudu. Sabah vedalaştık. Ben yola düştüm. Umutluydu. Çıkarım buradan 2 aya diyordu. Çıkamadı. 

Yarım kaldı gülüşleri, yarım kaldı hayalleri.

Daha 40 yaşında. Hazana yoldaş oldu. Dünyada çektiklerin orada mükafat olsun sana canım benim.

 Biliyorum meleklere arkadaş oldun sen. 

Ardından yazmak, bu resme bakmak ne kadar zor.
Şimdiden özledim. 
Rahat uyu.
Seni çok seviyorum, seviyoruz.

NOT: Resmin altına koyduğum şarkı seni anlatıyor bana. Ağlayarak dinliyorum her seferinde. CANIM 💖 

9 Eylül 2014 Salı

ACIMASIZ MIYIM?

Geçenlerde Ayşe Arman'ın kanserli bir anne ile yaptığı röportajı okumuştum. Kadın iki çocuk sahibi, kendisi Amerika'lı eşi Türk. Kanser olduğunu öğreniyor. Son evresinde artık hastalığın yani kurtulmak imkansız. Doktoru olabilecekleri anlatıyor ve diyor ki :
- İstersen hastanede yat tedavine devam edelim ya da kalan zamanını sen nasıl istersen öyle geçir.
Kadın kalan zamanını çocukları ve eşiyle geçirmek istediğini söyleyip evine gidiyor. Çocuklarına olacakları anlatıyor hem de hiç kıvırmadan, yalan konuşmadan. Onlar için günlük yazmaya başlıyor.
Bu hikaye beni çok etkiledi okuduğumda.TIK TIK


Bu hafta sonu Gebze'de aile büyüklerimizi ziyaret ettik. Orada bir hastamız vardı. Kanser. Kendisi bilmiyor.Bütün aile hatta köylüler seferber olmuşlar ama adamcağız kendisini şeker hastalığından dolayı halsiz düşmüş sanıyor. Ben dedim ki:
-Neden hastalığını kendisine söylemediniz?
-Çok acımasızsın ona moral lazım, söylenmez dediler.
-Valla sizden birine bir şey olsa ben saklamam söylerim, belki kalan vaktinde helalleşmek istersin,söylemek istediklerin vardır söylemek istersin ya da ne bileyim tövbe etmek istersin.Bu hakkı elinizden alamam dedim.


Şimdi sizlerin fikrini merak ediyorum açıkçası. Sizce ben sağlıkçı olmam sebebiyle bu konuda fazla mı acımasızım ya da sizde benimle aynı fikirde misiniz?