19 Haziran 2018 Salı

SANATÇI NASIL OLMALI


Bugün gazeteleri dolaşırken Baha isimli sanatçının bir röportajına denk geldim. Kendisi demiş ki "sanatçı ulaşılmaz olmalıdır fikri bana ters geliyor".

                                   Baha: ‘Sanatçı ulaşılmazdır’ fikri bana göre deÄŸil

Şimdi elbette ben bir otorite değilim. Hayranı olduğum sanatçıların ulaşılabilir, ulaşılamaz olmasının ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğu üzerine düşündüm biraz.

Mesela en sevdiğim Mıchael Jackson'du benim. Yani onun ulaşılmaz olması daha doğruydu bence. Ne yani gelip metroda sıra mı bekleseydi pullu payetli :)) Yada moonwalk ile sokaklarda mı dolaşsaydı. Onun sesi, dansı sanki sahneye gökten zembille inmiş gibi durması daha güzel değil miydi sizce de.

                                                Ä°lgili resim

Sonra Metallica. O adamlara ulaşıp ne yapacaksın ki zaten. Birlikte ot çekip, içersin en fazla. Mazallah kötü yola düşersin. Uzaktan uzaktan hayranlıkla izlemek, şarkılarıyla dünyaya baş kaldırmak yeterli bence.

Ama ulaşılması gerekli sanatçılar da var elbette. oturup soru sormanı gerektiren, dinlemeni gerektiren. Ben yıllar önce Samsun'da Cezmi Ersöz ile tanışmıştım. Sorular, cevaplar harika bir sohbet etmiştik.  Sonra mesela Zülfü Livaneli'ye ulaşmayı çok isterdim. O harika kitapları nasıl yazdığını, o besteler o sözler...Uzun uzun sohbet edebilirdim. Ama mesela Tarkan'a ulaşmak istemezdim onun sahneden pırıltısını izlemek isterdim sadece. 

Yani elbette bu benim fikrim. Ulaşılmaz olanlarla ulaşılabilir olanlar farklı olmalı bence. Yazarlara çizerlere, mesela Cem Yılmaz'a ulaşılabilmeli insan ya da Tarık Akan'a ( Allah rahmet eylesin) sonra Sıla'ya,  Kerimcan Kamal'a ulaşmalı, ama popstarlara, show dünyasının mucizelerine ulaşmamalı.       ( zaten çoğuna ulaşıp ne yapacaksın) 

Hiç yorum yok: