bestseller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bestseller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2023 Pazartesi

OKUMA LİSTESİ / CAMDAKİ KIZ

Geçirdiğimiz sıkıntılı günlerin bana kattığı onca dert, tasa içinde tek faydası kitap okumaya aşırı hızla dönüş yapmam oldu. Kafamı meşgul etmek kimseye küfür etmeden, isyan etmeden, lanet okumadan geçirilen bir gün anlamına geliyor.

Uzun yıllardır televizyondan kopmuş olmanın mutluluğunu yaşıyordum. Ancak hem siyasetin kaynayan kazanı hem de malum deprem sürecinde yeniden haberlere düştüm. Sabahtan akşama telefondan takip ederken, akşamları ekran başındayım. Baktım olacak gibi değil, kendime bir süveter örmeye ve kitaplarıma sığınmaya karar verdim.

Bu hafta sonu okuduğum kitap aslında Türkiye'de uzunca bir zamandır çok popüler olan Gülseren Budayıcıoğlu'nun Camdaki Kız kitabı. Biliyorum televizyonda dizisi var ve sanırım hala devam ediyor. Ancak ben diziyi hiç izlemedim. O yüzden hikayeye yabancıyım.


 

Kitap anne ve baba bildiği insanların torunu olduğunu öğrenen, ensest bir ilişki sonrası dünyaya gelmiş, kimsenin sevmediği bir çocuk olarak büyütülmüş, sonrasında evlendiği adam tarafından da hiç sevilmemiş hiç değer görmemiş, evliliğin girdabında boğulurken Hayri'ye aşık olarak bütün hayatını tek bir kararla değiştirmiş bir genç kadın. O kadar zor bir hayatı olmuş ki okurken Hayri'ye olan aşkına hak veriyor insan. Tabi Hayri de ona aşık ama evli, çocuklu tam bir Anadolu erkeği. Ama öyle çok sevmiş ki Nalan'ı birbirlerine olan tutkuları yüzünden neler neler yaşamışlar. 

Hikaye insanı sarıyor hemen. Kitap yazılış şekli sebebiyle oldukça hızlı okunabiliyor. Akışkan, insanı yormayan bir anlatış dili var. Misal ben yatarken okumaya başladığım kitabı sabah uyandığımda bitiriverdim :)) 

Hala diziyi seyretmemiş ve benim gibi konuya yabancıysanız alıp okuyabilirsiniz. 

20 Ocak 2022 Perşembe

KİTAP ÖNERİSİ / KÖRLÜK

 


Portekizli yazar Jose SARAMAGO'nun, 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandığı “KÖRLÜK” romanını okumaya başladım. Kitap enteresan. İlk başta gerçekten sevmedim, dili bana çok basit geldi. Dümdüz bir kitap işte derken aslında körlüğe yakalanan insanların ne kadar vahşileşebileceği, yeni yaşam tarzına ne çabuk adapte olacağı ve ne kadar acımasız olabileceğini anlattığını görünce irkildim. İnsanın her durumda kötü olabilme becerisini ne de güzel anlatmış yazar.


“Usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı olan, sinemaya da uyarlanmış Körlük, toplumsal yaşamın nasıl bir vahşete dönüşebileceğini müthiş bir incelikle gözler önüne sererken; insana dair son umut kırıntısını da bir kadının tek başına örgütlediği dayanışma ve direniş örneğiyle sergileyen unutulmaz eserler arasında yerini almıştır.” (Arka kapak yazısı)

Kitapta dikkat çeken başka özellikler var. Mesela hiç bir kahramanın ismi yok. Hepsi sen, ben, biz olabiliriz. Hiç paragraf yok. Nokta ve virgül dışında noktalama işareti yok. Okurken paragrafsız olması beni biraz yordu açıkçası. Nerede bırakacağım, nerede mola vereceğim bilemedim.

Ama mesaj net: İnsan her fırsatta kendi krallığını ilan edebilir ve bu uğurda her şeyi bir kalemde silebilir.


Tavsiye Notum / 10 üzerinde 9,5