ARKADAŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ARKADAŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2013 Cuma

ARKADAŞA SESLENİŞ :))


                                       
İnsanın bazen kendiyle baş başa kalacak ve düşünecek zamanı olmalı.
Biraz yalnız kalmalı insan.
Etraftakilerden uzakta bedenen olamasa bile kafaca uzakta kalmak istediğinde verdiğin belirtileri görmeli ve anlamalı dost dediklerin.
Durmadan deşmenin, sorgulamanın bir anlamı olamayacağını bilmeli yanında yörende duranlar.
Anlatmak istesem zaten sökülürüm hatta dökülürüm dediğini duymalı sen dile gelmeden.

Mesele ben değilim.
Bi arkadaşım için yazıyorum bu satırları.
Onu anladığımı bilsin diye.
Kafasında ki soru işaretlerinin neden kaynaklandığını bilmesem de gördüğümü, hissettiğimi bilsin diye.
O mutsuzken mutsuz olduğumu, elini uzattığında onu yukarı çekebileceğimi bilsin diye.

Belki abartıyor olabilirim şu an.
belki de benim sandığım gibi değil derdi.
Belki de sadece kafa dinlemeye çalışıyor.
gerçekten yok bişeyi ama olsun suratı asık ya, kafası gidik ya meraklanıyorum onun adına.

Yazmak rahatlatıyor insanı.
Ona söylemek istediklerimi yazıyorum çünkü sanki bunları ona söylesem de şu anda çekemeyecek durumda olabilir.
Yazıyorum çünkü söylemek istediklerim tam olarak bu olsa da konuşurken bunları söyleyemeyebiliyorum çoğu zaman.

Arkadaşlık o kadar basit ki.
İş arkadaşı, apartman arkadaşı, yol arkadaşı, okul arkadaşı vs vs..
Ama dostluk zor.
Biz dostuz ve beşi bir yerde çok güzeliz.
Seni de çok seviyoruz...



30 Ocak 2012 Pazartesi

ASLI



Aslı;
Sana mektup yazdım..
İçinde ben varım…
Beraber yaşadıklarımız var mesela,
Özlediklerimiz bide…
En çok hayallerimiz olsun istedim satırlarımda…
Beraber yapamayacağımızı bildiğimiz ama kurmaktan geri kalmadığımız hayaller..
İtalya mesela,
Como Gölü kıyısı,
Kırmızı şarap…ruhumuzun sessiz şarkısı….

Aslı;
Sana mektup yazdım…
İçinde ben varım…
Mesela baş ağrılarım var,
Başımı ağrıtanlar var,
Adını yazmasam da bildiklerin işte..
Yeni değil…zaten yenilenmeyeli çok oldu…
Hep aynı tas
    Aynı hamam….

Sade kahve var mesela,
Yanında bir dal sigara,
İçime çekince kendimi bulduğum duman,
   her yanımı saran güneş…


Sonra dostlar var,
Necla mesela,
Deli dolu bolca sarı laci…
Sımsıcak dostluk,
Güven duygusu,
Kitap kokusu..

Yalova’nın mavisi var
Ayvalık'ı tutmaz ama
Marmara’nın durgunluğu var
Palmiye'de kaçamak bira buzu,
Geç gelen patates kızartmasının vücudumuza bıraktığı yağ tortusu…

Sonra bolca sen varsın,
Sana duyulan özlem,
Sarı sapsarı bir sen,
İçinde ki kırılgan çocuk,
Yanımda hissettiğim çelik duruşun,
Herşeye rağmen hiç bükülmeyişin,
Sonra bana dökülüverişin tüm anlarını…
Aramızda ki büyü var mesela…
Selena selena selena…..


Sana mektup yazdım…
İçinde ben varım…
Sessizliğim var mesela,
Herkesle konuşup kimseye anlatmadıklarım var…
Kahkahalarım var,
Bol keseden attığım…
Ama göz bebeklerimde asılı gözyaşlarım var…
Herkes kadar depresif bir kadın var sakladığım…
Ama senin tanıdığın….

Canım;
Mektup böyle olmaz ki!!
Biliyorum…
Daha önce sıradan yazmışlıklarım var…
Ama sen söz konusuysan eğer,
Kuralları kim takar…
                                                                                 Sevda/Yalova/11.07.2011