8 Ağustos 2017 Salı

MASUM ?

+ Aşk öyle bir şey değil


“Günlerden öyle bir gündü;
Üstüne tarih düştüğüm.
Gözümün önüne geldi birden
Balkıyan güzel yüzün.
Ve yüreğim yandı söndü,
Ter bastı avuçlarımı.
Bir işlek kovan uğultusu
Kapladı kulaklarımı.
Uzandım usulca cigarama;
Yavan ömrüme katık.
Ben o gün öldüm gülüm,
Bir daha ölmem artık.” 
                                                                    Metin Altıok


- Nasıl yani ?

+ Aşk senin bahsettiğin gibi değil diyorum. Öyle sınırları olan. Kuralları olan. Edepli hiç değil mesela. Tüü utanmaz arlanmaz dediklerimiz varya işte onlar hep kimyasal. Sevgi senin dediğin gibi mesela. Seçebileceğin bir durum. Kimi seveceğini, neyi seveceğini seçebilirsin. Ben kırmızı severim diyebilirsin. Normal şartlarda kırmızı dışında birşeye dikkat bile etmezsin ama aşk bir anda gelir gözün maviden başka bir şeyi görmez olur. Kırmızıymış pembeymiş hepsi yalan olur.

“Sen yağmurlu günlere yakışırsın
Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler
Islanan yapraklar gibi yüzün ışır
Işırsa beni unutma

Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün
Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra birgün
Bir yer sızlar yanar içinde büsbütün
Her şeye rağmen ellerin üşür
Üşürse beni unutma
                                                                     Gülten Akın


- Ama bu masum olmaz ki?

+ Sana aşk masumdur diyen oldu mu? Aşk kendi içinde masum. Gerisi hükümsüz.

“Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç
Sana diyeceklerim söylemekle bitmez
Yıllardır yaşamımdan çaldığım zamanlar,
Adına düğümlendi

Bana yaşadığın şehirleri aç
Başka şehirleri özleyelim orada seninle
Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar
İkimize yetmez”
                                                                        Özdemir Asaf


NOT: Bu yazı bir dostun aşk acısı üzerine yazılmıştır. 






Hiç yorum yok: