İNTERNET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İNTERNET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2019 Cuma

İNTERNETİN TEHLİKELERİ / OYUN TANITIMLARI

Kendimizi paralıyoruz çoluğumuz çocuğumuz güven içinde, edepli, insan gibi yetişsin diye. Kimsenin tuzağına düşmesin, sapıkça düşüncelere kapılmasın. 

Ben iki erkek çocuğu annesiyim. Biri ondokuz diğeri onbeş yaşında. Onlara hep karşı cinse karşı saygılı olmayı, insana yakışır bir davranış benimseyerek onurlu, düzgün insanlar olmaları için çabalıyorum. Özellikle cinsiyetçi yetiştirmiyorum. Kadın budur erkek budur demiyorum. Herkes üzerine düşeni yapmakla yükümlüdür, önemli olan insan olmaktır diyorum. 

Ancak internette sıradan sayfalarda gezerken hatta Türkiye'nin en çok okunan gazetelerini dolaşırken haberlerin altında çıkan ve beni son derece rahatsız eden bir oyun reklamına gözüm takılıyor bu aralar. Bu sadece bir tanesi ama gerçekten bence korkutucu bir şey.


Bu bir oyun tanıtım görseli. Erkek çocuklarının oynamaktan çok zevk aldığı bir savaş oyunu. Maalesef oyunun savaş olması haricinde tanıtım için kullanılan bu resim ne kadar korkunç. Cinselliği ön plana çıkaran, kadın bedeninin daha o yaştaki çocukların zihnine kazıyan, çocukların duygularını bulandıran saçma sapan bir resim. İşin boyutu sadece bu reklamla sınırlandırılmayacak kadar büyük elbette.  

Şunu anlıyorum ki erkek egemen dünyada tüm kadınlar bir yana diğer tüm dünya bir yana. Gerçekten kendimizi, aklımızı sadece birer cinsellik objesi olmadığımızı anlatmaya çalıştıkça sesimizi kimsenin umursamadığının acı tablosu. Daha bu yaşta bunlara maruz kalan çocukların kadına, sevgiye saygı duyabilmesini beklemek bence imkansızlaşıyor.

Sizin fikriniz nedir? Benimle paylaşır mısınız?

19 Eylül 2017 Salı

TUTSAKLIK

Çağımız ne kadar tehlikeli bir çağ farkında mısınız? 
Sadece çocuklar için ya da biz insanlar için değil, dünyanın varlığı için bile büyük tehlike. Kapitalizm ve her şeyin bir bedelinin olduğu bu devir bizleri ne kadar özgürleştirmiş gibi görünse de aslında nasıl da tutsak ediyor.

Bakın hepimiz internet sapığıyız. Bağlantı koptuğu zaman ellerimiz titriyor, o malum bildirim sesini duymadığımızda ne yapacağımızı bilemiyoruz. Fotoğraflarımızı paylaşıyor, beğenildikçe kendimizi dünya güzeli zannediyoruz. Beğenilmezse kimse bizi sevmiyor sanıyoruz. Oysa gerçek hayat böyle değil. Hep çok mutluyuz. Hep dışarıda yeyip içiyoruz. Sanki hepimiz moda sektöründe çalışıyoruz gibi hep şık hep bakımlıyız. Oysa evde dizleri iz yapmış pijamalarla gezen insanlarız. Ama bakın instagram fotoğraflarımıza hepimiz bambaşkayız.

Bu tutsaklık değildir de nedir?

Geçen gün oğlum evde isyan bayrağı açtı. Bir yıldır internet almıyoruz eve. Aboneliğimizi iptal ettirdik. Sizin yüzünüzden kitlemi kaybettim, hayranlarım artık bana ulaşamıyor dedi. 13 yaşında ve hayranları var. Allah'ım sana geliyorum. Teog teog diyordunuz onu da kaldırdılar işte internetimi bana geri verin dedi durdu.  

Bu konu aklıma nereden geldi aslında ondan bahsedeyim size. İrem Derici yoğun bakıma kaldırılmış. Zayıflamak adına vücuduna neler yaptıysa artık bedeni iflas bayrağını çekmiş. Düşünsenize harika bir sesiniz var, şarkılarınız milyonların dilinde. Herkesin bildiği birisiniz. Ama sistem size şişmansın zayıflamazsan kıymetin yok diyor. Onca başarı kesmiyor kişiyi zayıf, daha zayıf olmalıyım diyor kendi kendine. Oysa onca parayı yemeye içmeye gezmeye harcamayacaksan neden kazanıyorsun ki. 

   irem derici ile ilgili görsel sonucu

Allah kendisine şifa versin. O ayrı. Ama artık bedenlerinizi sevmeyi öğrenin. Sizin kaç beden olduğunuz değil kim olduğunuz önemli olmalı. Dayatılan sıfır beden saçmalıklarına itibar etmeyin. Şişman olmak eğer sağlığınıza ciddi bir engel teşkil etmiyorsa kendinizi sevin ve hayatın tadını çıkarın. Israrala zayıflamak istiyorsanız mutlaka bir doktor ve diyetisyen yardımı alın. 

Hiç bir dayatmanın tutsağı olmayacığımız günlere...