30 Kasım 2015 Pazartesi

SOĞUKLAR GELDİ...

Bu ne kadar soğuk yahu...
Kasım ayı biter bitmez kış geldi cidden.
Boşuna bu mevsim döngüsünü üçleme şeklinde yapmamışlar, cidden bir bildikleri varmış adamların demek ki.
Dün bir eğitim için Edirne'ydim yemin ederim soğuk havanın balkanlardan yurda girişine tanıklık ettim. İnsanın içini üşütecek bir soğuk bizler evlerimize dönmek için otogara geldiğimizde Türkiye sınırlarına Kapıkule'den giriş yaptı.
Bu soğukların daha başında marmaranın güneyinde bile biz donmaya başladıysak doğuya doğru hayatı tahmin bile edemiyorum.
Allah evsiz yersiz yurtsuzlara, sokak hayvanlarına, fakire fukaraya yardım etsin.

23 Kasım 2015 Pazartesi

KAFAM KARIŞIK

Türkiye'de tanınmış olmanın oluşturduğu değişik bir ahlak yapısı var sanırım. Dün akşam televizyon izlerken benimde sevdiğim televizyonun dahi çocuğu medya patronu kafamda deli sorular oluşmasına sebep oldu.

1- bir adam düşünelim evli, çocuklu...Karısı ve çocukları da medyanın gözü önünde...Bu adam daha genç daha güzel başka bir hatunla gönül ilişkisine yelken açıyor. Ve bunu yakın çevresi, eşi dostu biliyor, onaylıyor.
2- Bu adam ilişki yaşadığı genç sarışından bir de çocuk sahibi oluyor. Bu durumdan ne yeni sevgili, ne evde ki eş ne de adam rahatsızmış gibi durmuyor. Ve biz de ekranlardan bu ilişki durumunu takip ediyoruz.
3- Bu adamın parası çok...Sırf bu sebepten evdeki eş bu durumu kabullenmiş gibi duruyor...Aman ne yaparsa yapsın bize baksın mantığı ile hayata devam ediyor.
4- Bu adam hergün televizyonlarda...Tanınmış...Yola çıksa selfie çektirmekten yolda yürüyemez muhtemelen.
5- Bu adam yapılan anketlerde en sevilen, en güvenilen adam listesinde son yıllarda hep liste başı...

Şimdi soruyorum;

Böyle bir komşunuz olsa; ona bu denli güvenir misiniz?Ya da bırakın güvenmeyi selamı sabahı devam ettirir misiniz?

İnsanların çoook para sahibi olmaları değer yargılarımızı değiştiriyor mu? Onlara başka gözle mi bakıyoruz acaba?

Tanınmış olmak, başarılı olmak yapılan yanlışların görünmemesine mi sebep oluyor?

Hala neden seviyoruz ki bu insanları...

İnstagramda bırakın adamı sarışının takipçi sayısı bile almış yürümüş...

Bir yerde bir yanlış var... Bizde mi olanlarda mı?

17 Kasım 2015 Salı

DÜŞÜŞ




Sararmış bir yaprak gibi düştüm kollarından bu sonbaharda,
oysa ben kendimi senin dalların sanıyordum...
17.11.2015/Sevda/Yalova

3 Kasım 2015 Salı

KAHVALTILIK EKMEK KIZARTMASI VE DOMATES SOSU

Bu aralar yine mutfakla aram iyi. Yapayım yedireyim istiyorum. Tabi her zamanki gibi 24forkitchen kanalının benim bu iştahıma katkısı büyük.
Akşam televizyonda italyan mutfağından sizlere bir yemek yapacağım deyince hatun hemen dikkat kesildim. Oldum olası İtalyaya karşı bir sempatim vardır zaten.
Önce ekmekleri dilimleyip kızarmaları için fırına atıyoruz dedi. 
Sonra bir kapta küp küp doğranmış domatesler, zeytinyağ,sarımsak,karabiber, taze nane ve tuz ile       ( bizim bildiğimiz domates salatası) hazırlıyoruz dedi.
Kızarmış ekmekleri fırından çıkarınca sıcakken üzerlerine sarımsak sürtüyoruz ve kaşıkla domates sosundan koyuyoruz dedi.
Büyük davetlerde misafirlerinize sunabileceğiniz harika bir davet yemeği dedi.
Güldüm...
Biz bunu misafire yemek diye çıkarsak millet neresiyle güleceğini şaşırır bize dedim.
Ama öyle iştahlı yedi ki canımın çekmesine engel olamadım.
Elbette bir akşam yemeği ya da davet yemeği olarak değil sabah kahvaltısında harika bir atıştırmalık olarak yapmalıyım bunu dedim ve yaptım.
Ve gerçekten kahvaltı için hem görseli güzel hem tadı güzel bir sunum oldu.
Ellerime sağlık...


2 Kasım 2015 Pazartesi

KUZU PİŞİRDİM Kİ BEN

Cumhuriyet Bayramı ve 1 Kasım seçimleri dolayısıyla verilen uzun tatili evde kalıp, misafir ağırlama günleri olarak değerlendirdim. Önce kayınvalidemler, ardından babamın 62. doğum günü nedeniyle annemleri ağırladım. Ne yapsam nasıl yapsam diye düşünürken 24forkitchen kanalında hastası olduğum şef Jamie Oliver fırında kuzu tarifi verdi. Bende hemen uygulamaya geçtim.
Öncelikle bir kuzunun bacağını komple aldım, zeytinyağ ile yağladım, tuz ve karabiber ile marine ettim. Üzerini yanmaz kağıtla kapatıp tam 3 saat boyunca pişmesi için fırına atıverdim.(150 derece)
 Kuzunun pişmesine yakın bir tencerede kereviz sapları, bezelye, biber, domates va havuçtan oluşan sebze karışımını pişirmeye başladım. Fırından çıkardığım kuzunun yağını ve azda olsa salmış olduğu suyu sebzelerin üzerine boca ettim.


Ardından fırından çıkan lime lime olmuş etleri parçalayarak kısık ateşte pişmekte olan sebzelere ekledim. Kısa bir süre de beraber piştiler.

Başka bir tarafta haşlanması için koyduğum patateslerden püre hazırladım. Klasik püre tarifi. Sonra fırın kabının dibini yağladım. Dibine galeta unu ve kekik serptim. Patates püresinin yarısını kabın dibine döşedim. Üzerine etli sebze karışımımı döktüm. Üzerini de kalan patates püresi ile kapladım. En üste rende kaşar ve galeta unu serpiştirip kızarana kadar fırına attım. Sonuç muhteşem oldu. Hemen yediğimiz için son halini fotoğraflayamadım, kusura bakmayın....
Denemek isterseniz tamamen kafanıza göre değiştirip kendi zevkinize göre pişirebilirsiniz. Afiyet bal şeker olsun...