30 Ocak 2015 Cuma

FİLM ODASI / HER ÇOCUK ÖZELDİR


Geçen akşam büyük oğlum size bir film tavsiye edeceğim, birlikte izleyelim mi? dedi. Ve film başladı. Bir Hint filmi olan "Her Çocuk Özeldir" filmi. Film disleksi hastası olduğu için ailesi, çevresi tarafından dışlanan ve ciddiye alınmayan bir çocuğun hikayesini anlatıyor.


Aamir Khan'ın başrolünde oynadığı ve yönettiği filmin her sahnesi ayrı bir ders niteliğinde. Anne baba öğretmen kim varsa mutlaka izlenmesi gereken çok özel bir film. Hint filmi deyip geçilemeyecek kadar özel ve güzel. Oynamalı, müzikli sıradan alıştığımız filmler gibi değil. Çok güzel. Herşey dozunda. Mutlaka ama mutlaka izleyin.




Bu filmle birlikte disleksi konusunda dikkat çekiliyor insan. Ben de nette biraz araştırınca disleksi hastası ünlüleri öğrendim, şok oldum. 
Albert Einstein, Mozart, Leonardo da Vinci, Tom Cruise, Walt Disney, John Lennon, Winston Churchill, Henry Ford, Stephen Hawkings, Jules Verne, Alexander Graham Bell, Thomas Edison, Agatha Christie, Dustin Hoffman, Robin Williams, Louis Pasteur, Mariel Hemingway, Beethoven, Sylvester Stallone



19 Ocak 2015 Pazartesi

KARTEPE


 Aslında bu sene kış ciddi ciddi kış gibi ama yine de bir tepeye çıkalım boyumuzu aşan kar görelim dedik. Yalova'dan çıktık yola...
Kartepe İzmit'te bağlı bir kayak merkezi. Sanırım keşfedilmesi oldukça yeni. Çünkü 18 yıldır buralardayım üç beş yıl öncesine kadar böyle bir merkezden haberimiz bile yoktu.Her zaman Uludağ revaçtaydı.


Kartepe biraz daha halk için uygun. Fiyatlar, alanlar bizim gibi kar görmüş masum köylü modunda gezmeye gelenler için daha mantıklı. Uludağ'da bildiğin insanı öpüyorlar her fırsatta. Ben Uludağ'da bir bardak çaya 12 TL verdiğimi biliyorum o da yanlışlıkla :)



Kartepe cumartesi günleri inanılmaz kalabalık oluyor. Gitmek için eğer mümkünse hafta içi bir günü tercih etmelisiniz. Kızakla kayılan pist o kadar kalabalıktı ki millet hep birbirine çarptı. Hatta şahit olduğum bir kazada kızakla bir bayana arkadan çarptılar, kadın havalandı ve belinin üzerine yere çakıldı. Baygınlık geçirdi. Jetski ile gelip götürdüler.
Benim oğlumunda kızakla ayağının üzerinden geçtiler. Botları parçalandı. Ayağı şişti.


Ama kar güzel. Oldukça yağmış. Pistler iyi. Fiyatlara gelince kızak kirası saatlik 20 Tl , snowboard 55 Tl, kayak 65 Tl....Telesiyej uzun tur 25 Tl kısa tur 10 Tl. Çay 2,5 Tl.


14 Ocak 2015 Çarşamba

FİLM ODASI / TEEN SPİRİT / GENÇ RUH

                                

Okulun inek öğrencisini kimse sevmez :)
Aslında bu daha çok Amerikan gençliğine has bir durum sanırdım. Ancak dün lise birinci sınıf öğrencisi oğlum " notlarımı çok yükseltip, sürekli ders çalışırsam hiç arkadaşım olmaz" diyerek bunun bizim liselilere de bulaştığını gördüm. Bu aslında korkunç bir durum. Çalışkansan sevilmiyorsun. Ne kadar havalı, güzel, yakışıklı ise o kadar çevren oluyor. Yani devir gerçekten ye kürküm ye devri olmuş.

Bugün can sıkıntısı arası bir film izleyeyim dedim yine. Ve Teen Spirit bizde ki ismiyle Genç Ruh filmini seçtim. Tamamen tesadüf eseri. Balo gecesi kraliçe seçilen en popüler kızın ölmesi ve sonrasında gelişen olayları anlatan bir gençlik filmi. İtiraf etmeliyim ki bu tarz filmler için yaşlanmışım ama başlamışken bitireyim dedim.

Gençlerin sevebileceği eğlenceli romantik komedi tarzı bir film. Güzel kızlar, yakışıklı erkekler, ezikler ve popülerler var içinde. Seveceklerdir. izlenebilir.

13 Ocak 2015 Salı

FİLM ODASI / HOBBİT BEŞ ORDULAR SAVAŞI

    

Hobbit 5 Ordular Savaşı filmini nasıl merakla bekledik anlatamam. Serinin ilk iki filmini bir kaç kez izlemiş ve çok sevmiştik. Üçüncüsü de sinemaya düşer düşmez plan yapmaya başladık.
Neyse lafı fazla uzatmayayım filme gittik. 3D film izlemek çok zevkli ancak o gözlükler nasıl pis nasıl ağır arkadaş. Burnumun üzerinde kocaman bir taş taşıyormuşum gibi canımı acıttı.





Film güzel başladı. Görseller çok iyi. Oyuncular harika. Herşey güzel. Ancak son yarım saati ne kadar gereksiz. Sırf uzun uzadıya millet izlesin diye eklemişlerde eklemişler. Son dakikalarda bir an önce bitsinde eve gidelim diye resmen dakikaları saydım.

   

Zaten bu tarz filmleri pek sevmem. Düşünün ki daha yüzüklerin efendisi serisini izleyebilmiş değilim. Ama Hobbit'in görsel güzelliği beni çok cezbetmişti ve ilk iki filmi izlememe sebep olmuştu. Beş Ordular Savaşı'da görsel yönden çok çok iyi. Harika bir masal dünyası yaratılmış. Yaratıklar, Orglar, Elfler, Cüceler harika...Ama sıkıcı...maalesef ben sevmedim...

12 Ocak 2015 Pazartesi

BU ARALAR BEN


Aynı bu karikatürde ki gibi adamlar ya da kadınlar bir işte yetkili kişi olduklarından mütevellit ne isterlerse yapabileceklerini sanıyorlar ya ifrit oluyorum. Okumuşsun ama adam olamamışsın demek istiyorum yüzlerine haykırarak. 

**********************************************************************



Doymuyorum bir türlü. Diyet yapmam lazım dedikçe sanki inadına beynim onuda ye bunu da ye diye komut yağdırıyor bana. Sihirli değneği yiyebilecek konumdayım. Allah sonumu hayreylesin...

*********************************************************************


FarmVille'den kurtulmuştuk ne güzel.Şimdi durup dururken bu HayDay dene oyunu kim icat etti arkadaş. Deli gibi hayvan besleyip, ekin ekip, sipariş yetiştirmeye çalışıyorum.Geçen tabletten sileyim kurtulayım dedim elim varmadı bir türlü....

*******************************************************************





8 Ocak 2015 Perşembe

RÖPORTAJ YAPTIM / YAZAR AYLA KOCA / KAYIP RUH YİTİK BEDEN

Yalova'mızın son dönemde edebiyat dünyasına kazandırdığı bir arkadaşımız var. Ayla Koca hayatında pek çok şeyi bir arada başaran bir genç bayan. Hayal kurmuş ve hayallerinin peşinden koşmuş. Hepimize örnek olmalı. Hadi biraz yakından tanıyalım.





1-Ayla Koca kimdir? Kendinizden bahseder misiniz?
Ayla Koca Malatya'da 07.07.1977 de 4 çocuklu memur bir ailenin ikinci kızı olarak dünyaya geldim. Babası ilk kızdan sonra kesin oğlan beklerken benimle karşılaştı. Ama ben şirinliğimle kendimi sevdirdim. Tabi ki annesi 10 ay sonra bir erkek doğurunca tekrar yenik duruma düştüm. Hayatta kendimi hep ispatlamak zorunda hissetmem o yaşlarda başlar. :’(
Küçükken içime çok kapanık bir çocuktum bir bebeğim vardı onunla masallar ve yaşamlar kurardım. Hayal dünyam hep genişti. Daha sonra utangaçlıktan sıyrıldım birden bire annemin deyimiyle kabak çiçeği gibi açıldım. Ortaokulda şiir yazmaya başladım daha sonra kafiye bulmak zorlaşınca hikâye yazmaya başladım. Lisede yazdığım hikâyeler sınıfta elden ele gezerdi. Okul gazetesi hazırlamaya başladım. Daha sonra birden ara verdim. Ufak tefek denemeler yazdım sadece
Lider ruhum var biraz, hep bir duruşum ve tavizsiz fikirlerim. Başımı kesseler çıkar için hayır dediğim şeye evet demem, tipik yengeç kadınıyım haksızlığa gelmeyen yapılan haksızlığı unutmayan anaç ,sevgi dolu kıpır kıpır yetenek patlaması bir kadınım ………

2- Yazmak işi doğuştan gelen bir yetenektir bence…Ne zaman kendinizi keşfettiniz?
Küçük bir çocukken bebeğimle kurduğum hayallerle yeminle daha güzel diziler olurdu ama yaş geçince unuttum hepsini……Hep şükrediyorum Rabbime beni seçtiği için …….. hep arkadaşlarıma hikayeler anlatırdım çevremde beni hep dinleyen bir kitlem olmuştur her yaşta Heredot Cevdet gibiyim …sadece şimdi kayıt var ,söz uçar ama yazı kalır ya artık evlatlarıma kalacak kayıt olsun diye karar verdim.

3-Kitap yazmak büyük cesaret değil mi? İlk kitabınız nasıl bir heyecandır bu?
Hep hikayelerim vardı zaten hali hazırda başlayıp yarım bıraktığım 6 tane çok iyi konusu olan roman taslağımda var. Ama ilk romanımın hikâyesi özel o yüzden ben bunu bastırmalıyım önce dedim. Kitapta ki kahramanlar çocuklarımın ismi istedim ki tek kitabım çıkarsa evlatlarıma hatıra kalsın o yüzden çok heyecanlıyım.
4 Gelelim Kayıp Ruh Yitik Beden'e kitabın konusu nedir?
Kitabımın konusu insanların bedenine giren Alara’nın hayatı fantastik gibi gelse de konusu, bence fantastik değil. Alara bizden biri ailesinden sevgiyi sadece babaannesinden görmüş oda ölünce tek başına hayata tutunmaya çalışıyor. İnsanlara yardım ederken kendi hayatı karmakarışık, sanki sorunu yokmuş gibi bir de ilk görüşte aşık oluyor.
Verilen yeni görevi de tehlikeli bir macera olunca Alara ailesi, aşkı ,geçmişi ve geleceğinin arasında sıkışıp kalıyor……

5-Kitaptaki karakterler hayal ürünü mü? Gerçek hayattan birileri mi? Kitapta sen var mısın?
Hımmmm şöyle diyeyim çoğu hayal ürünü ama tabi ki hayatımda ki insanlardan da biraz kattım. Evet, varım ama kim olduğumu söylemem


6-En çok ne okumayı seversin?
Benim ruh halime göre değişiyor bir gün gerilim okuyorsam bir gün aşk okuyorum. Sadece biyografi okumuyorum artık sıkıcı geliyor.

7-Yazmak için en uygun duygu durumu nedir? İlham en çok ne zaman gelir?
Benim ilhamım biraz kaprisli her zaman gelmiyor saati bile yok apansız geliyor. Bazen saatlerce yazarken bazen bir satır yazıp defalarca siliyorum. Duygu durumum yazarken o dünyaya giriveriyorum yazarken çok ağlıyor ve heyecanlanıyorum…. KAYIP RUH YİTİK BEDENDE çok sahnede yazarken ağladım.




8- Kitabın başlangıç hikayesi nasıldı? 
Aslında ben bir konuya başlamıştım ama ilerlemiyordu. Sonra bir gün rüyam da bir kitapçıya giriyorum. Rafta kitabın ismi dikkatimi çekiyor KAYIP RUH YİTİK BEDEN elime alınca bir bakıyorum yazar benim o heyecanla sabah uyandım. Sabah başladım hikayeme ve ilk satırdan itibaren konunu her satırı beynimdeydi.
9-Yakında imza günü var mı varsa buradan duyuralım tarihleri?
Adapazarı’nda imzam var 10 ocaktı hava durumundan dolayı erteledik, bu sene fuarlarda olacağız inşallah Bursa kesin gibi ,pek çok imza teklifi geliyor .Ancak çalışıyor olmam nedeniyle her tarihe evet diyemiyorum …..Bazı sürprizlerimiz var düşündükçe heyecanlandığım kesin oldukça paylaşayım sende reklamımı yap inşallah

10- Kitabı en çok kimler sevmiş? Çocuklar gençler? Sosyal medyadan kitabın geri dönüşleri nasıl?
Genç ve bizim gibi orta yaş tan çok olumlu tepkiler var, çocuklar için pek uygun değil ürküyorlar. Oğlum bile 2 günde beğenerek okudu. Bu benim için önemli bir kıstas sosyal medyadan gelen yorumlar çok olumlu gerçekten buda benim için çok güzel bir duygu

11-Okurlarına söylemek istediğin bir şeyler var mı?
Daha anlatacağım pek çok maceram var beni takibe devam etsinler.

Sevgili Ayla'ya başladığı bu yolculukta başarılar ve mutluluklar diliyorum. Benimle yaptığı bu sıcak sohbet için teşekkür ediyorum.


7 Ocak 2015 Çarşamba

CESARETİN VAR MI AŞKA / FİLM ODASI

Bu soğukta ne yapılır ?
Elinde sıcak kahve yanında sigaran oturup romantik film izlenir. Ben de bu aralar aynen böyle yapıyorum. Rastgele youtube üzerinden film arıyorum ve dikkatimi çeken filmi açıp dizlerimde battaniyemle izliyorum.

Love Me If You Dare yani bizde ki adıyla Cesaretin Var mı Aşka  2003 yılına ait bir film. Fransız yapımı. Orjinal adı Çocuk Oyunu manasına gelen Jeux D'enfants...

Çocukluklarından beri arkadaş olan ve herşeyi oyuna çeviren iki arkadaşın aşk hikayesi. Enteresan...Filmde aşka dair güzel replikler var...

Ama ben en çok kıza bayıldım. Bence fazla güzel...



         


                 

                     Marion Cotillard

Bu aralar sürekli film tavsiyesi isteyen dostlar buda benim size kıyağım olsun..İyi seyirler....

6 Ocak 2015 Salı

EN MUTLU OLDUĞUM YER / FİLM ODASI

    

Dün can sıkıntısını atmak için romantik bir film izleyeyim dedim. İnternette biraz dolaşınca En Mutlu Olduğum Yer adlı Türk filmi dikkatimi çekti. Survivor yarışmasında oldukça hastası olduğum Nihat Altınkaya'yı görünce bir bakayım dedim filme.

İyiki de demişim. Sıkılmadan izledim filmi. Film tesadüfen tanışıp bir yolculuğa çıkan iki gencin aşk ve başına gelen olaylar zincirini anlatan bir film.

2010 yılında vizyona girmiş. Ben 2015'te izledim. Hala izlemeyen varsa tavsiye ederim. Yalnız şunu söylemeliyim bazı sahneler çocuklarla izlenemeyebilir...


    


Bİ BAKSANA:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...