24 Şubat 2016 Çarşamba

AZCIK ADAM OLUN LAN 2

Yazmak yazmak yazmak istiyorum. Hiç durmadan hiç susmadan, kusa kusa yazmak istiyorum. Bazı adamların (?) bazı kadınlara yaptıklarını haklı görenlere meydan dayağı atmak istiyorum.

-Vay o saatte dışarıda ne işi varmış.
-Açık saçık giyinmeseymiş.
-Kuyruk sallamasaymış.
-Gülmeseymiş.
-Bakmasaymış.
-Yürümeseymiş.
-Kadın olarak doğmasaymış.
-Tek başına dolmuşa binmeseymiş.
-Okumak için anasının babasının dizinin dibinden ayrılmasaymış.



Biliyor musunuz İslam'da tesettür ilk önce erkeklere gelmiştir. Nur Suresi 30.ayet der ki:

 Yaşar Nuri Öztürk(24/NÛR-30: Mümin erkeklere söyle: Bakışlarını yere indirsinler. Cinsel organlarını/ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha arındırıcıdır. Kuşkusuz, Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.) 

 Abdullah Parlıyan(24/NÛR-30: İnanan erkeklere söyle, gözlerini kendilerine helal olmayandan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, bu hareket daha temiz ve daha erdemlidir sizin için. Şüphe yok ki, Allah ne işlerseniz hepsinden haberdardır.)

Sonrasında kadınlara gelmiştir. Gözlerini haramdan sakınamayan adamlar (?) sokakları bizlere yaşanmaz mekanlar haline getirmeye çalışıyorlar. Sokaklar yetmiyormuş gibi evlerimizi, hayatlarımızı, okullarımızı, bulunduğumuz her yeri bizlere hapishane yapmaya çalışıyorlar. 
2016 yılının 2.ayı bitmek üzere ve erkek terörüne kurban giden kadın sayısı bugün itibari ile 21. 

2015 = 219
2014 = 286
2013 = 227
2012 = 141
2011 = 125
2010 = 200

ve böyle devam ediyor. Öldürülen kadınlar için oluşturulan Anıt Sayaç sayfasında tek tek isimleri var. 

Bir kadına sırf yalnız diye, sırf ben öyle anladım diye, sırf canım çekti, bir anlık aldandım diye saldırmak, tecavüz etmek nedir ya? Bir başkasına zorla saldırmaya sen kendinde nasıl hak görüyorsun? Hadi benden korkmuyorsun Allah'tanda mı korkmuyorsun?
Ne diyeyim Rabbim hepinizi ıslah etsin.



8 Şubat 2016 Pazartesi

APOCALYPTO / İZLEME ODASI


Birkaç gündür evde sinema keyfi yapmaya sarmış durumdayız. Tivibu sayesinde sinema kanallarından oldukça fazla film izleme şansımız oluyor. Apocalypto adını bile duymadığım 2006 yılında Mel Gibson'un yönetmen koltuğuna geçtiği ve tamamen yerli insanların rol aldığı bir film.


Film dünyadan bihaber kendi köylerinde mutlu yaşayan Maya halkının günlük yaşamlarından kesitler göstererek başlıyor. Enteresan bir şekilde onların dünyasına dalıyorsunuz. Görseli 2006 yılında çekilmiş bir film olmasına rağmen oldukça başarılı.

Maya geleneklerine göre kutsal tanrıya kurban edilmek üzere köylerinden vahşi bir saldırı ile uzaklaştırılıyor ve onların başından geçenler yer yer vahşet görüntüleri ile anlatılıyor. Daha önce hiç duymamış olmama çok şaşırdığımı itiraf etmeliyim.


Filmi izlerken resmen karnınız ağrıyor. Nefesiniz kesiliyor. Filmi daha önce izlememişseniz mutlaka izleyin ama küçük çocuklarınızı uyuttuktan sonra. Çünkü bazı sahneler gerçekten fazla vahşi...


5 Şubat 2016 Cuma

THE REVENANT / DİRİLİŞ


Filmin başından biraz sonra bir ayı saldırısı ile yerde kalan Glass, ayıyla girdiği büyük mücadelede oldukça büyük darbeler alsa da ayıyı haklamayı başarıyor. Hayatta kalmak için şansının, hava ve diğer koşullara bağlı olarak çok az olan Glass günlerce rahatsız biçimde ormanın zorlu koşullarında sürdürmeye çalışıyor.
Onu taşımakta zorlanan grup kendi canları için iki adamla birlikte ormanda bırakarak yollarına devam etmeye karar veriyorlar. Glass'ın yanında melez oğlu ve ekipten iki arkadaşı kalıyor amaçları o ölene kadar yanında kalmak ve öldüğünde uygun bir şekilde defnetmek. Ancak kendi hırslarına yenik düşen biri Glass'ın oğlunu gözleri önünde öldürüyor ve ormanda tek başına bırakarak kaçıyor.
Filmin ana duygusu intikam için hayatta kalma savaşı.
Dicaprio bence muhteşem bir performans sergiliyor.  Bu sene de hakettiği Oscar verilmezse ben onun yerinde olsam bir daha ne adaylığı kabul ederim ne de oraya giderim. Adam resmen kendini parçalamış filmde. Çok ama çok beğendim. 
Film internete düşmüş aslında. Ama kendinizi küçük ekranlara hapsetmeyin bence sinemada izlemek müthiş keyifli. 
Son söz: ŞİDDETLE TAVSİYE EDİLİR...


1 Şubat 2016 Pazartesi

TECAVÜZ İNSANLIK SUÇUDUR

Maalesef ki tüm dünyada kötülükler bir salgın gibi hızla yayılıyor. Savaşlar, entrikalar, zayıf olana bir tekmede ben atayım duygusundan kurtulma şansımız olmuyor. 
Hepimiz gücü seviyoruz. Güç bizde iken karşımızdakine yapabileceklerimizi düşünürken bile keyif alıyoruz. Herkes ama herkes güçlü olmayı ve güç elindeyken gaddar olmayı bir bok sanıyor.
Erkek milletine özellikle Asya'nın ataerkil kültüründe ayrıcalıklar tanınmış, var oluşlarından bu yana kendilerinin Tanrı'nın dünyadaki namus bekçisi olduklarına inandırılmışlar.Namus bekçiliği yaparken bunun sadece kendi ana, bacı, kardeş ve eşlerine ait bir kavram olduğu kafalarına kazınmışken başka kadınların kendilerine hak olduğu gibi bir hissi sahiplenmişler.
Bir kadın kendilerince olması gerekenden farklı ise zaten aranıyordur ve başına gelebilecek herşeye layıktır. ( hatta erkek algısına göre bunu istiyordur bile o kadın)


Sadece giyimimiz,sesimiz, yürüyüşümüz, tavrımız, kimilerine göre uygunsuz zamanlarda dışarıda dolaşmamız, bakışımız, kahkahamız ve hatta nefes alıyor olmamız bile artık karşıdaki için bir saldırı, taciz sebebi. Dünyayı kendi hegomanyaları içinde yönetmeye çalışan, kadını bir malmış gibi gören, kendi çizdiği hattın dışına taşana istediğini yapabileceğini sanan tehlikeli mahluklarla çevrili etrafımız. Ama pes etmek yok susmak yok boyun eğmek yok. Elbette adalet bizim içinde var..


Özgecan'dan önceside vardı maalesef sonrasıda. Ama sesimizi duyurmamız lazım. Yasal düzenlemelerin yapılması için bağırmamız lazım. Çocuklarımızı özellikle oğullarımızı pipilerine odaklı değil vicdanlarına, akıllarına odaklı iyi insanlar olarak yetiştirmemiz lazım. Kızlarımıza inanmamız, özgüven vermemiz ve güçlü kadınlar olarak yetiştirmemiz lazım. 


Bir çığlık daha atıldı, duymadınız mı?