31 Ekim 2016 Pazartesi

ZORMUŞ




Kollarımda yangın var
  Sarılamayınca ne zormuş !!!

                                 31.10.2016 / Sevda / Yalova



20 Ekim 2016 Perşembe

BEŞİKTAŞK


Beşiktaş bu hafta beni çok mutlu etti.
Kendimi bildim bileli Beşiktaş'lıyım. Gordon Milne zamanına denk gelmesi şaşırtıcı değildir sanırım sizler için :) Sürekli şampiyon olan bir takımı tutmak dışında bir alternatifimiz yoktu o zamanlar. Metin Ali Feyyaz üçlüsü gönlümüzün efendisiysi. Siyah beyaz renklerle doluydu odamız. Şimdi benim gibi seksenlerde ufak birer çocuk olanlar bugün Beşiktaşlıysa emeği çoktur bu isimlerin.
Rıza Çalımbay, Takoz Recep, Şifo Memet hangimizin idolü değildi ki...

Bugün Şampiyonlar Ligi maçlarında hala o ilk günkü heyecanları yaşıyorum Beşiktaşla. 
Bir sürü sıkıntı varken yüzümüzü güldürdün ya Kartalım Allah'ta seni güldürsün.

6 Ekim 2016 Perşembe

HAYATI SEVMEK İÇİN BAHANE ÇOK

Bu aralar deli gibi Zerrin Özer dinliyorum. Her şey Seninle Güzel.. Sonbaharın sesi bence genç Zerrin Özer.

Sonra kitap okudum bu aralar bolca... Arkadaşım, meslektaşım, yazar Ayla Koca'nın iki kitabı.
Kayıp Ruh Yitik Beden ve Kayıp Kurban... Eğer kitap okumayı seviyorsanız Ayla'nın kitaplarından başlayabilirsiniz.

Yazın artık bitmiş olmasına hazır değilim henüz. Daha yıllık izne bile çıkmadığım düşünülecek olursa pek haksız sayılmam aslında. Şöyle kumsalda uzanıp bedenimi denize, güneşe, sakinliğe teslim edemedim. Bir de baktım Ekim gelmiş. Şurada kışa ne kaldı.

Ama olmaz beni rengarenk yazdan kimse bu kadar kolay ayıramaz. Bakın internette dolanırken ne buldum. TIK TIK

Renk İkindileri sayfasında gördüğüm bu resimler çok hoşuma gitti. Kesinlikle çok mantıklı bir fikir. Hergün kombinlerimizi çiçeklerle renklendirebiliriz. Baksanıza;





Tabi en güzeli size hergün rengarenk, tazecik çiçekler alacak bir sevgili bir eş sahibi olmak :))



3 Ekim 2016 Pazartesi

#hergün10binadım

Birkaç yıl önce katıldığım bir etkinlikte konuşma yapan yaşlı bir teyze şöyle demişti:

-"Yürüyebiliyorken yürüyün, koşabiliyorken koşun..Çünkü sonra yapılamıyor"

Çok etkilenmiştim. Gerçekten kendimizi hep genç hep Ajda Pekkan gibi kalacakmışız zannediyoruz. Oysa hayat biz sıradan insanlar için fazla sıradan. Yaşlanıyoruz. Yaşlanacağız. Yer çekimi diye birşey var. Hiçbir şey gençlikteki gibi olmayacak.

İşte o zamandan beri nerede bir yürüyüş etkinliği var orada olmaya çalışıyorum. Yürüyorum, eğleniyorum, iki sağlıklı bacağımın yürürken bana zorluk çıkarmayan kalbimin kıymetini bilerek yürüyorum.

Bu hafta sonu önce Halk Sağlığı Müdürlüğü'nün 8 km Kurtköy-Kapılı Çınar yürüyüşüne katıldık ailece. Hem yürüdük hem de orman meyvelerinden yedik bolca. Eski dostları gördük. Şımardık. Güldük. Çok güzeldi her şey.


Bugün de İl Sağlık Müdürlüğü'nün yürüyüş etkinliğine katıldım. Bu sefer şehir merkezinde kısa bir yürüyüştü ama yine dostlarla bir arada oldukça eğlenceliydi.
Sonrasında da balıkçılarda balık ekmek yedik.