KİTAP OKUMA GÜNÜ


Şimdi ki nesil bilmez ama eskiden kütüphane denilen yerler vardı. Biz bir ödev ya da bir araştırma yapmamız gerektiğinde önce okul kütüphanesine sonra şehir kütüphanesine giderdik.  O dönem ödevi denilen, o zaman zulüm gelen ama şimdi keşke bizim çocuklara da verseler diye hayıflandığım, sayfalarca yazdığım, yazabilmek için kitapların ansiklopedilerin arasında kaybolduğum günler ne güzel günlerdi.

Daha ufacık bir çocukken kütüphaneden bir yılda en fazla kitap alıp okuyan öğrenci seçilmiştim de bana hediye vermişlerdi. 

Şimdi çocuklarıma anlatıyorum ve anne ne gerek var her şey bilgisayarda var zaten diyorlar. Üzülüyorum. Her gün evde gözlerinin önünde saatlerce kitap okuyor olmama rağmen onlara bu alışkanlığı veremedim.

Oysa kitap okumak nasıl bir zenginliktir bilseler. Okurken içinde kaybolduğunu, bir sinema filmi izler gibi hikayenin içinde bir yerlerde karakterlerden biri olduğunu bilseler. Dünyanın sanaldan ibaret olmadığını, kağıda dokunmanın, bir sayfadan diğerine geçerken yaşanan heyecanın tadını bir anlasalar.

Umarım sizler çocuklarınıza kitap okuma sevgisini aşılayabilmişsinizdir. Lütfen bunu nasıl başardığınızı bana da anlatın. Zararın neresinden dönersem kar olmaz mı?

8 Eylül Dünya Kitap Okuma Gününüz kutlu olsun...
Okuyacak kitaplarınız bol olsun.


Yorumlar

Nilüfer Akdemir dedi ki…
Sizin de kitap okuma gününüz kutlu olsun. Çocuklar küçükken haftada bir aksam evde kitap saati yapardık . Genellikle cuma günü olurdu. O gün televizyon açılmaz , elektroniklere izin verilmez ailece kitap okurduk. Öyle böyle derken şimdi iki kitap kurdum var. Sevliler :))