OKUMA ODASI / SİNEKLERİN TANRISI

Henüz bir ortaokul öğrenci iken karşı komşumuz Erdoğan Amca benim kitap sevdamı farketmiş olmalı ki evinin kocaman bir bölümünü oluşturan kütüphaneyi benim kullanımıma açmıştı. Onun kitaplığından alıp okuduğum onlarca kitap olmalı.
İçlerinde bir kitap en çok etkilendiğim olmuştu. William Golding'in Sineklerin Tanrısı.
Geçen yıl Çanakkale Milli Bilinç İzci Kampında Balıkesir'in izci lideri Ahsen'in elinde gördüm kitabı. Hemen tanıdım kapağından.
-En sevdiğim kitaptır dedim.
O da sağolsun bana hediye etti.Ben de eve geldiğimde ortaokul öğrencisi olan oğluma armağan ettim. Ben de ki hikayesini de anlatarak.
Kitap 1. Dünya Savaşı sırasında ıssız bir adaya düşen çocukların yaşam mücadelesini anlatıyor. Wikipedia kiatbı şöyle özetlemiş:
 "Issız bir adaya düşen dört kişilik bir çocuk grubu yaşam savaşı vermek için kendi aralarında kuvvetlenirler. Kendi aralarında iş bölümü ve uyum sorununda anlaşırlar. Bu arada bu gruba adanın başka köşelerine düşen çocuklar da katılınca, bir yönetim ihtiyacı doğar. Kargaşanın çözümünü lider seçmekte bulurlar. Sonunda lider olarak Ralph'ı seçerler. 'Domuzcuk' lakaplı çocuk bulduğu deniz kabuğuyla bir anda dikkatleri üstüne çeker fakat lidere bu kabuğu kaptırınca üzerindeki tüm dikkatler de bir anda dağılır. Bununla beraber katolik lisesi öğrenci grubuda deniz kenarındaki gruba yaklaşır ve bu gruba katılırlar. Liderlik ciddi anlamda sorun olmaya başlar. Çare olarak ise liderliği bölmekte bulurlar. Avcılıkla ilgili konuları katolik okulu başkanı olan Jack’e verirler. Çocuklara (küçük olanlara) bakma görevini Domuzcuk’a verirler. Önceliği karın doyurmaya, yatacak barınaklar ayarlamaya, korunmaya ve kurtulmaya ayırırlar. Kurtulmak için dağın en tepesine ateş yakmayı planlarlar ve bunun sorumluluğunu avcılığı üstlenen Jack’e kabul ettirirler. Ne de olsa avlanırken ateşe de bakabilir düşüncesi hakimdir. Yemek ve yatma ile ilgili işlerde sahilde kalan gruba düşer. Ateşin başındaki nöbetin aksadığı bir anda, adaya yakın bir yerden gemi geçer ve ateş söndüğü için adadakileri göremezler. Sonunda zincirler kopar ve adadaki çocuklar iki gruba ayrılırlar. Bir yanda Ralph diğer yanda katolik okulu başkanı Jack. Jack ve onun grubunda olan çocuklar dağa çıkar ve Ralph ve Ralph’in yanında bulunan çocuklara düşmanca tavırlar takınırlar. İki tarafın da belli başlı eksikleri vardır. Bunları tamamlamak için karşılıklı karşılaşmalar olur ama bu karşılaşmalar da sonuçsuz kalır. Simon’un bir gece ormanda gezeken gördüğü canavar (paraşütçü) onun sahile kadar kaçmasını sağlar. O sırada sahilde bulunan ve canavar için çözümler arayan Jack ve Ralph’in grubu Simon’u görünce karanlığın da etkisiyle canavar zannedip linç ederler. İki grup Simon’u öldürdüklerini anlayınca tekrar ayrılırlar. Tekrar barışmak için çaba harcayan Ralph ve Domuzcuk, dağdaki kalede kalan Jack ve grubunun yanına giderler. Domuzcuk, Roger'in tepeden üzerine yuvarladığı kaya ile birlikte uçurumdan yuvarlanarak denizdeki kayalara çakılıp ölür. Ralph ise kaçıp çalılıklara saklanarak kurtulur. Jack ve grubunun Ralph’ı öldürmek için tekrar aradıkları sırada adaya bir gemi yanaşır ve çocukları kurtarır."

Dosya:Sineklerin Tanrısı(LordoftheFlies) Golding.jpg

Kitabın iki kez filmi çekilmiş. İlki 1963 yılında siyah beyaz olarak ikincisi ise 1990 yılında renkli olarak çekilmiş.Kitabın sevenleri ilk filmin daha güzel olduğunu düşünüyorlar.

Ben kitabın büyük küçük herkes tarafından okunması ve insanın zor şartlar altında nasıl canavarlaşabileceğini görmesini isterim.
Kitap hakkında bilgi almak isterseniz Kültür Mafyası'nın bu yazısını okumalısınız.TIK TIK 

Not:Resimler ve genel bilgi Wikipedia'dan alınmıştır.

Yorumlar

Nihal Baysal Koçer dedi ki…
sineklerin tanrısı enfes
EMİNE ÖZTÜRK dedi ki…
filmini izlemiştim ve etkisinden uzun bir süre kurtulamamıştım.. okumak daha iyi olur elbette.
Handan dedi ki…
Ah bunun filminin ne anıları vardır bende,ahh:-)
Seyma Tanis dedi ki…
Bende geldim :)
Ay bende diyorum isim bi yerden tanıdık geliyor diye :)
Ben seni takip ediyımuşum ki :))