29 Mart 2013 Cuma

ÖZLEDİM

                                                          
İnsanlar bi garip değil mi bu aralar sence.
Ya da ben seni özledim bu sefer iyice!!!


                                                        Sevda/Yalova/29.03.2013

11 Mart 2013 Pazartesi

İÇ DÖKME

Ben ahkam kesmeyi pek sevmem aslında.Ama söylenecek sözler bulurum her duruma uygun.Artık yaş yolun yarısını devirmek üzere.Şunun şurasında ne kaldı ki ömrün geri kalanına.
Beni sorsanız;
-100 kişiden 90'ı
- hep gülen, eğlenceli ve komik biri olduğumu
-kitap okumayı çok sevdiğimi
-muhalif olduğumu
-Beşiktaşlı olduğumu
-iyi arkadaş olduğumu
-zararsız olduğumu
-kafasına pek bir şey takmayan biri olduğumu
-makyaj yapmayı bilmeyen biri olduğumu
-kötü giyindiğimi
-takıntılı olduğumu
-iyi bir anne olduğumu
-iyi bir çalışan olduğumu
-hayırsız olduğumu söyleyebilir.

evet çoğu doğrudur.Gülerim, gülmeyi güldürmeyi çok severim.Üç günlük dünyada büyük dertlerin yanında çok şanslı olduğumuzu bilirim.Deli gibi kitap okuyabilirim.Evet durmadan, yorulmadan hem de.Muhalifim.Kesin bir dille kafamdakinin dışında ne varsa karşısındayım.Bu konuda takıntılıyım.Kararlıyım.Ama muhalifliğim siyaset boyutunda sınırlı değil genel olarak çoğunluğa muhalifim.Beşiktaşlıyım.Kendimi bildiğimden beri.Metin-Ali-Feyyaz efsanesinden beri.Gordon Milne'den beri.Kafaya takma meselesine gelince ııh o iş öyle göründüğü gibi değil tabi ki.Takarım hem de pek çok şeyi takarım.O kadar dert edinirim ki uykularım kaçar.Ama yine de gülerim.Çözene kadar içim içimi yer ama yine de gülerim.(sanırım deliyim).Makyaj yapmayı bilmem cidden, çünkü düğünüm ve oğullarımın sünnet düğünü haricinde hiç makyaj yaptırmadım.Arada sırada pudra falan sürmek sayılırsa varlığı yokluğu belli olmayan hareketlerim oluyor ara sıra:=) Kötü giyinme meselesine gelince.Bu dışarıdan bakanların bana söyledikleri laflardan biri.Ama ben onları şu şekilde duyuyorum -blaa blaa blaaa yani hiçççç umrumda değiller.Çünkü ben bu şekilde mutluyum.Takıntılıyım.Yeşil ceketime aşığım.Ve bu kimseyi ilgilendirmez.İyi anne olma meselesi deniyorum, beraber büyüyor ve öğreniyoruz.Ama her anne gibi çok seviyorum sıpalarımı ve çırpınıyorum her an onlar için.İyi çalışan!!! İşte bu tartışılır.Verilen işi yaparım.Hem de en iyi şekilde.Ama özgüvenim zayıf biraz.öyle her düşündüğümü dillendiremem.Aklımdan geçer sese bürünmez bazen fikirler.Hayırsızlık meselesine gelince itiraf ediyorum hayırsız değilim kontörüm yok oluuummmmmmmm:=))



En sona iyi arkadaş olma mevzusunu bıraktım.Çünkü üzerine söyleyeceklerim var. Ben seviyorum arkadaşlarımı. Öyle bariz cinsiyet ayrımı da yapmam hani. Beni seveni severim. Kolay kolay ya da bilerek incitecek hiç bir şey yapmam. Yapamam. Bazen aklımdan geçer ama yapamam. Korkarım karşımdakini incitmekten. Ama bazen oluyor işte. Kırıyorum bende. İncitiyorum. Sonra günlerce kafamda sarıp duruyorum. İyi arkadaş!!! Umarım öyleyimdir. 

BENDEN HABERLER


Sevgili dostlar biliyorsunuz uzun zamandır benden haberler vermedim sizlere.Baharla birlikte canlandım.Hareketlendim.İşte benden haberler...

İlk olarak ikinci Atatürk portremi işledim.Simli etamin üzerine işlediğim portre şablonu hobi avcısı isimli blogtan buldum.Şablon iki parça halinde verildiğinden alt ve üst parçaları birleştirmek bir hayli zor oldu benim için.Ama sonunda ortaya bu şaheser çıktı.Ellerime sağlık...





Bursa'da oturan arkadaşım Gülten'i ziyarete gittik hafta sonu.Yedik, içtik, güldük, söyledik.Yıllardır süren dostluğumuz pekişti de pekişti.Bu hafta sonu da hava nasıl güzel nasıl sıcaktı anlatamam.Fırsat bu fırsat deyip çıktık Cumalıkızık Köyü'ne doğru yolculuğa.Az gittik uz gittik.Harika bir köye ulaştık.700 yıllık bu köyde hiç bir şey değiştirilmemiş deniyor, ancak köylüler Kınalı Kar dizisinden sonra işi büyütmüşler ve bütün evleri gözleme, kahvaltı satılan kafelere dönüştürmüşler.Ben belediye olsam buna izin vermem.Çünkü hiç değişmemiş dediğin bir alanda etrafı naylonlarla kapatılmış cafeler oldukça rahatsız edici.Ancak gözlemeler çok lezzetli.












El işi diye satılan çin malı oyuncaklar her yerde....


Doğal reçeller, erişteler ise harika.








Sonra açıköğretim okuyorum ya ben. Sosyoloji.İşte hiç zayıfsız atlattım güz dönemini:)) O kadar mutluyum ki size de söyleyeyim dedim.


Beni tanıyanlar kamuflaj manyağı olduğumu bilirler.Asker yeşili her hangi birşey gördü mü beni arar söylerler.Şurda şu var burda bu var diye.Hatta geçen hafta bir ablam Sevda bi etek var aynı sen, alayım mı sana? diye beni aradı.Ben de al dedim.Yani askeri yeşile aşkım bu denli...İşte sahilde gezerken gördüğüm bu tekne de eninde sonunda benim olmalı...Kamuflaj her yerde:=)



gezerken aşkını ağaçlara kazımış sevgililerin izlerini sürüdüm biraz.Ağaçların dili olsa da anlatsa.Neler neler yazmışlar.Ağacın birinin gövdesinde Love ve kalp içinde SE görünce bunu eşim ve benim için yazmışlar deyip resimledim hemen.





Sonra Karaoke gecesine gittik biz kızlarla.deli gibi şarkı söyledik, oynadık, eğlendik.Harika bir geceydi.






7 Mart 2013 Perşembe

NIVEA yürekleri ağza getiren bir şakayla yeni Stress Protect deodorantı tanıttı

Havaalanında yaşanabilecek en büyük terslik veya en korkutucu deneyim ne olabilir dersiniz? Uçağınızı kaçırmak mı, bavulunuzu kaybetmek mi yoksa hava koşullarından dolayı günlerce havaalanında kalmak mı?

NIVEA, yolcular üzerinde uyguladığı Stres Testi’yle, onlara soğuk terler döktürmüş ve yeni Stress Protect deodorant için eğlenceli bir viral reklam hazırlamış. Videoyu izleyenler, en stresli deneyimlerini #StresTesti etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamış bile.

Şubat ayında dünya çapında 5 milyondan fazla izlenme ile en çok paylaşılan viral videolardan olan Stres Testi, NIVEA’nın yeni ürünü Stress Protect deodorantı tanıtıyor. Videoda, farklı insanlar havaalanında uçaklarının kalkmasını beklerken, bir anda tehlikeli bir kaçak olarak arandıklarını öğreniyorlar ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar.

Günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz heyecan, korku, stres gibi duygu değişimlerinin neden olduğu terleme ile yeni NIVEA Stress Protect deodorantın ne kadar iyi başa çıktığını, esprili bir dil ile anlatan videoyu izleyince, soğuk terlere karşı önlem almanın önemini kesinlikle hissedeceksiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

4 Mart 2013 Pazartesi

YARATICI ÇOCUKLAR


Dünya tarihine mal olmuş kişilerin doğum günlerini, ülkelerin festival ve bayramlarını kutlamak amacıyla ana sayfamızda Doodle adını verdiğimiz özel logoları kullanmaktayız. Google Türkiye olarak Türkiye'deki, 1. sınıftan 8. sınıfa kadar olan tüm öğrencileri, kendi 'Doodle' tasarımlarını sergileyecekleri M.E.B destekli Google Doodle yarışmasına katılmaya davet ediyoruz.
Bu yılın teması "Türkiye'nin Harikaları". Ülkemizin benzersiz doğal güzelliklerini anlatan veya tarihi ve turistik yerlerini konu alan Doodle'larınızı bizimle paylaşmanızı istiyoruz. Tasarlayacağınız logoda, gizemli gezegen olarak da anılan Kapadokya'daki Peribacaları, bilim ve kültür merkezi Hasankeyf, akustiği hala bir sır olan Aspendos Antik Tiyatrosu ya da Mimar Sinan'ın 7 senede tamamladığı Süleymaniye Camisi gibi Türkiye’nin Harikalarını yansıtabilirsiniz.
Birinci seçilen Doodle tasarımı, Google Türkiye ana sayfasında bir gün boyunca Google logosu olarak yayınlanacak ve milyonlarca kişi tarafından görüntülenecektir. Öğrenciler için 10.000 TL tutarında burs, okulları için 15.000 TL değerinde aynI teknoloji yardımı ve ilk 10 finalist öğrenci ve öğretmenlerine Nexus 7 tablet ödülü verilecektir.

Kimler katılabilir?

Yarışma, ilköğretim öğrencilerine açıktır ve iki gruba göre değerlendirilecektir:
  • 1. Grup: 1. sınıf, 2. sınıf, 3. sınıf ve 4. sınıf öğrencileri
  • 2. Grup: 5. sınıf, 6. sınıf, 7. sınıf ve 8. sınıf öğrencileri
Öğrencilerin çizimleri, aileleri veya okulları tarafından gönderilebilir.

Kazananların seçilmesi

  • Jüri, her gruptan beşer kişi belirler.
  • Jüri, 05.04.2013 tarihinde, 10 çizimden oluşan seçimini açıklar.
  • 08.04.2013-12.04.2013 tarihleri arasında İnternet'te yapılan halk oylamasıyla en yaratıcı tasarım seçilir.
  • Yarışmanın birincisi, tüm finalistlerin davet edileceği galada duyurulacaktır.
  • Birinci seçilecek çizim, 18.04.2013 tarihinde Google ana sayfasında bir gün boyunca Google logosu olarak gösterilecektir.

Nasıl başvuracağım?

Başvurular için, öğrencinin çizimini ve başvuru formunu içeren gönderilerinizi 1 Nisan 2013 Pazartesi gün bitimine kadar PK 362 AVPİM 34002 İstanbul adresine veyadoodleturkiye@gmail.com adresine taranmış şekilde ulaştırın.

Ödüller

Birinci

  • Birinci ve Google Türkiye'nin ana sayfasında bir gün boyunca yer almaya hak kazanacak Doodle, halk oylaması ile belirlenecektir.
  • Birinci seçilen logo, 18 Nisan 2013 günü boyunca Google Türkiye ana sayfasında yayınlanacaktır.
  • Birinci seçilen öğrenciye 10.000 TL tutarında burs, okulu için 15.000 TL değerinde aynî teknoloji ödülü verilecektir.

10 finalist

  • 200 yarı finalist arasından seçilecek 10 finalisti jüri üyelerimiz belirleyecektir. Seçilen 10 finalistin Doodle tasarımları, İnternet'te halk oylamasına sunulacaktır.
  • 10 finalist arasında yer alan her öğrenciye ve öğretmenine Nexus 7 tablet bilgisayar verilecektir.
  • 10 finalistin her birine Google Doodle katılım sertifikası verilecektir.
  • Finalistlere, kendi tasarladıkları Google Doodle baskılı t-shirt verilecektir.
  • 10 finalist arasında yer alan her öğrenciye Google hediye paketi verilecektir.

200 yarı finalist

  • 1. ve 2. grup arasından en iyi 200 Doodle tasarımı, Google çalışanlarından oluşan bir jüri tarafından seçilecektir.
  • 200 yarı finaliste Google Doodle katılım sertifikası verilecektir.
  • Finalistlere, kendi tasarladıkları Google Doodle baskılı t-shirt verilecektir.
  • 10 finalist arasında yer alan her öğrenciye Google hediye paketi verilecektir.
AYRINTILAR İÇİN TIK TIK

O BEN OLABİLİRDİM


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesinde KÜLT Derneği’nin de destek verdiği proje kapsamında, birbirinden ünlü 8 ünlü kadın sanatçı bir araya geldi ve uğradıkları şiddet sonucu hayatını kaybeden kadınlarla empati kurarak “O ben olabilirdim” dedi. 
Hülya Avşar, Bergüzar Korel, Nur Fettahoğlu, Burcu Esmersoy, Meltem Cumbul, Ezgi Mola, Dolunay Soysert ve Songül Öden özel makyaj ve kostümlerle hayatını kaybeden 8 kadının yerine geçti.

Fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut ve Yönetmen Emrah Gültekin’in  prodüksiyonu ile ünlüler, şiddet mağduru kadınlarla empati kurarak onların hayatlarının son anlarındaki medyaya yansımış fotoğraf karelerindeki halleri gibi görünmeye çalıştı.
Çekimler sırasında Bergüzar Korel gözyaşlarına boğuldu. Her sanatçı, yerine geçtiği kadın sanki hayattaymış gibi onun duygularını anlatan bir de mektup yazdı. 
Yazılan bu mektuplar video çekimi sırasında da kayda alınarak kamu spotu oluşturuldu. 
“Uyanmak İçin Ölümü Bekleme, Sevginin yerini şiddet almasın” sloganıyla oluşturulan kamu spotları önümüzdeki hafta içinde tüm kanallarda yayınlanmaya başlayacak.  


Kaynak: hürriyet.com

Bİ BAKSANA:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...