27 Şubat 2012 Pazartesi

ARDAHAN



Gökyüzü avucunun içindedir çoğu zaman
Yeşillenirken doğa gelinlik kız gibidir Ardahan

Nazlıdır el değmemiş yüce dağlar altında
Süzülür Kura Nehri'nin kenarında.

Tandırdan yükselirken ekmek kokusu
Aklına gelmez orada ölmek korkusu

Dokuz ayı kıştır kar bembeyaz
Kardelenler inatçı olur her yanı sarsada ayaz

Bir tarih uzanır Damal dağlarından
Atatürk göğe bakar Ardahan sırtlarından

Kimsenin yolu düşmez unutulmuştur çoğu zaman
Her şeye inat gülümsemektedir Ardahan…
                                                                   Sevda/Yalova/08.07.2008

NOT: Ardahan ile gönül bağım 1996 yılında oluştu.Eşimin güzel memleketi için yazdım bu satırları.Köyümüz Sazara (Ortageçit) fotoğrafı eşliğinde sunmak istedim.Şiir ve köy hakkında ayrıntılar için http://sazara.blogcu.com/ tıklamanız yeterlidir.

8 Şubat 2012 Çarşamba

YAĞMUR



Yer ile yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü
Kavim göçlerinden bu yana ağlayan
Ve durmadan cep kanyağı yakıcılığında
Ezgiler çalan, çaldırtan, yakalatan
Adı bende gizli bir kadındı İstanbul.
Şehre bir yağmur yağdı ben ağladım.
Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizans'tan
Yalan dolan yoktu gözlerde yalnızca ses
Verilmiş sözler birdi edilen yeminler sıfır
Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek
Başka bir aşk sipariş edildi yeniden
Bir şehre yağmur yağdı ben ağladım
Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saatte gidiliyordu
Soyulur muydu kabuğu hayatın
Yoksa tüm vitamini kabuğunda mıydı
Yağmur şehre bir yağdı ben ağladım
Ben giderken en çok seni götürdüm
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcılar
Yardan düşmüştüm yaralarım yârdan armağandı
Kutsal kitabım da ziyan edilmiş sevgililer atlası
Bense sevmeyi beceremedim
Belki de sevilmeyi

Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı
Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı
Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı
Ben yağmur ağladım
                                                                                                                                    Yılmaz ERDOĞAN

7 Şubat 2012 Salı

DERİN MEVZU

   
     Şimdi internet denen bu meret sayesinde her türlü bilgiye ulaşıyor, gazete okuyabiliyor, merak ettiğin her türlü şeyi anında bir tıkla görebiliyorsun ve işin en garibi kendini yayınlayabiliyorsun...
    Mesela şu anda ben klavyenin başına oturmuşum,iyi kötü bir şeyler yazıyorum,beş bilemedin on dakka sonra yazı sizlerin  ekranında.  Bizim yaptığımız iş yani blog yazmak en masumane en keyifli tarafında bu işlerin.İnsanlar kendi vücutlarını,özellerini çekiyorlar ve bunu büyük bir yetenekmiş gibi sergiliyorlar.
    Aklı olan herkes bilir ki çıplak (yok yok bu çok hafif kaldı) çırılçıplak halde bir çizgi karakter bile koysan nete, tıklanma rekoru kırarsın.Mesela benim yazdığım bu eleştirisel yazı bile tıklanma sayısında hit olacaktır,çünkü içinde hz.google'a en çok sorulan kelimeler var.(uyanıklığında böylesi)
    Neyse mevzumuza dönelim,malumunuz artık bir pampişimiz, iki tane süzme cicişimiz, sonra elinde saksıyla poz veren şarkıcımız var.Ve açlık, parasızlık ve tabiki doyumsuzluk internet et pazarını yarattı.
Anlamakta zorlanmıyorum da bunun sonu nereye gidecek onu merak ediyorum ben.Şimdi bu hatunların gösterecek bir yeri kalmadığında neyi yayınlamaya başlayacaklar...(Iyy sonumuz hayrola)...İyiki blog dünyasına dalmadılar...Düşünsenize pampişimizin moda blogu yazdığını...

1.GÜN
Merhaba Pampiş'lerim...
Bilin bakalım bugün ne giydim?
HİÇ BİR ŞEY
:=))

2.GÜN
Merhaba Pampişler
Bugün ne giydim?
AYY GENE HİÇ BİR ŞEY
:=))

Kesin modada çığır açardı...
Blogerlar birleşin...blog sayfamıza bulaştırmayın papmpiş,ciciş...onlar twitte kalsın...buralar da bize....

NOT:yazi için uygun resim ararken yazdığım isimlerin görselleri pekte blog sayfama uygun değillerdi.Bende benzerini buldum...hemde bloguma dokunma ile birlikte:=))

Göründüğü Gibi Olmayabilir Olanlar


yağmurla düşen su damlası
ne kadar da şanslısın...
gökyüzünün mavisinden gelip,
denizin mavisine koşuyorsun...
iki türlü de özgürsün...
 en azından bence öyle...
kimbilir
belki de sen üzgünsün...
                                                                                                Sevda/Yalova/07.02.2012

Bİ BAKSANA:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...